<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Genel</title>
         <link>https://www.bayraklihaber.com/genel/</link>
         <description>En güncel {kategoribaslik} Haberleri.Son dakika {kategoribaslik} haberlerini buradan takip edebilirsiniz. En son {kategoribaslik} haberleri anında burada.</description><item>
			<title><![CDATA[Kursiyerlikten eğitmenliğe]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası’nın açtığı kurslara katılan iki kadın, Başak Bodur ve Serap Kandemir kurs gördükleri kuruma eğitmen olarak döndü. Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Kursu’ndan mezun olan Başak Bodur ile Yaş Pasta Yapımı Kursu’nu tamamlayan Serap Kandemir, sadece mesleki eğitim almakla kalmadı, bilgi birikimlerini yeni meslektaşlarını yetiştirmek için paylaşmaya başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 90. yılında kadınlar artık sadece sahip oldukları demokratik haklarıyla değil, yaşamın her alanında yazdıkları başarı hikâyeleriyle konuşuluyor. Mesleki ve teknik kurslarıyla İzmirlilerin çeşitli sektörlerde istihdam edilmelerine olanak sağlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, yüzleri gülümseten pek çok örnek öyküye tanıklık ediyor. Ziraat mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra iş arayışına giren ve Meslek Fabrikası’nda Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Kursu’na başvuran Başak Bodur, eğitim aldığı kursta eğitmen olarak çalışmaya başladı. Bir süre muhasebe ve finansman öğretmenliği yaptıktan sonra mesleğini bırakmak durumunda kalan Serap Kandemir ise hobi amacıyla eğitim aldığı Yaş Pasta Yapımı Kursu’nun ardından Meslek Fabrikası’na eğitmen olarak döndü. İçlerinde her zaman öğretme aşkı olduğunu belirten kadınlar, “Hem öğrenmenin hem de öğretmenin yaşı yok” dedirtti.

 

Kurstan mezun oldu, iş başvurusu kabul edildi

Meslek Fabrikası’nda yaklaşık 2 yıldır eğitmenlik yapan ziraat mühendisi Başak Bodur, Ege Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra iş arayışına girdiğini ve kendini geliştirmek amacıyla Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Kursu’na kayıt olduğunu anlattı. 2022 yılında Meslek Fabrikası’nda eğitim alan Bodur, kurstan mezun olduktan sonra Meslek Fabrikası İstihdam Birimi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne iş başvurusunda bulundu. Aldığı geri dönüşle büyük bir mutluluk yaşayan Bodur, 2023 yılı başında Meslek Fabrikası Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Kursu’nda eğitmenliğe başladı. 

 

Kursiyerlikten eğitmenliğe

“Kursiyer olarak geldiğim kurumda eğitmenliğe başladım” diyen Başar Bodur, hem mesleği olan ziraat alanında çalıştığı hem de insanlara dokunan bir iş yaptığı için mutlu olduğunu söyledi. Meslek Fabrikası’nda eğitim alan kursiyerlerin meslek edinmenin yanı sıra finansal özgürlüklerini de kazandığını, bu durumun kendisini daha çok mutlu ettiğini kaydeden Bodur, “İçimde her zaman öğretmenlik yapmak ve öğretme isteği vardı. Bunu kazandığım için çok mutluyum. Bu kursta tıbbi aromatik bitkilerin ekim ve hasat zamanını, nasıl yetiştirileceğini, nasıl 

depolanacağını ve bitkilerden neler elde edilebileceğini gösteriyoruz. Kursumuz özellikle kadın istihdamını sağlıyor. Genç ve kadın çiftçilerin önünü açan bir kurs. Bu tür kurslar hem İzmir’e hem de kadınlara büyük katkı sağlıyor” diye konuştu. 

 

Meslek aşkını yüksek lisansla pekiştirdi

Serap Kandemir ise Meslek Fabrikası’nda Yiyecek İçecek Hizmetleri Kursu’nda 2 yıldır eğitmenlik yapıyor. Meslek Fabrikası ile 2017 yılında tanıştığını ve Yaş Pasta Yapımı Kursu’na hobi amacıyla başladığını ifade eden Kandemir, kurstan mezun olduktan sonra gastronomi alanında çalışmaya karar verdiğini belirtti. Bilgi birikimini bir üst noktaya taşıyarak üniversite sınavlarına girip gastronomi bölümünü kazanan Kandemir, bölümü bitirdikten sonra aynı alanda yüksek lisansa da başladı. Kendini geliştirmesinin ardından Meslek Fabrikası İstihdam Birimi’ne iş başvurusunda bulunan Kandemir, mutfaktaki yeteneğini kursiyeri olduğu kurumda eğitmenliğe başlayarak taçlandırdı. Bir yandan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nde yüksek lisans öğrenciliği devam ederken bir yandan da Meslek Fabrikası’nda eğitmenlik yapan Kandemir, eğitim hayatını aksatmadan çalışabildiği için kurum yöneticilerine teşekkür etti. 

 

Öğretmenliğe geri döndü

Meslek Fabrikası’nda kurs görmeden önce bir süre muhasebe ve finansman öğretmenliği yaptığını ancak uzun bir süre de ev hanımı olarak yaşamını sürdürdüğünü anlatan Kandemir, “Evdeydim, çalışmıyordum ve çocuklarını büyütmekle meşgul olan bir kadındım. Sosyalleşmek için hobi amaçlı Yaş Pasta Yapımı Kursu’na katıldığımda bu işi çok sevdiğimi gördüm” dedi. Meslek Fabrikası’nda eğitmen olarak çalışmaya başlamasıyla öğrencilerine kavuşan Kandemir, “Öğretmenlik çok kutsal bir meslek. Öğrencilerim benim için çok kıymetli. Burada insanlara iş, ekmek, istihdam sunuyoruz. Benim hikâyemi duyup mesleğe başlayan birçok öğrencim var. Onlara ‘siz de başarabilirsiniz’ diyorum” ifadelerini kullandı. 

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/12/kursiyerlikten-egitmenlige-5891.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/12/kursiyerlikten-egitmenlige-5891.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/12/kursiyerlikten-egitmenlige-5891-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/12/kursiyerlikten-egitmenlige-5891.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/kursiyerlikten-egitmenlige/611/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Dec 2024 12:30:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Tugay bayramlaşmaya sabah 05.00'te ESHOT'da başladı]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kurumlarda görev yapan personelle bayramlaşma programına ESHOT ile başladı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sabah 05.00'te Buca Gediz Atölyesi'ne giden Başkan Tugay, personele hitaben, “Büyük bir sorumluluk duygusu ile iyi hizmet sunuyorsunuz.  Bunu daha da kaliteli hale getirmek için hep birlikte çalışacağız. Sizleri tanıdığım ve aynı ortamda çalışma fırsatı bulduğum için büyük mutluluk duyuyorum” dedi. 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, bayramlaşma programına sabah 05.00'te başladı. ESHOT Genel Müdürlüğü personeli ile ESHOT'un Buca Gediz Atölyesi'nde bayramlaşan Başkan Tugay'ı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı ile ESHOT Genel Müdürü Erhan Bey karşıladı.

“Büyük bir sorumluluk” 
Mesaiye başlamaya hazırlanan şoförlere seslenen Başkan Tugay, ESHOT'un İzmir için önemine değinerek, “Göreve başladıktan sonra sizlerle ilk kez buluşmanın heyecanını yaşıyorum. Çok uzun yıllardır hayatımızda hep var oldunuz. İzmir'de birçok insan bu saatte yataklarında uyurken sizler işinizin başındasınız. Büyük bir sorumluluk duygusu ile görevinizi yerine getiriyorsunuz. İyi hizmet sunuyorsunuz” dedi. 

Personele teşekkür etti
İzmirliler'e kaliteli bir hizmet sunulduğunu, bunu daha da iyi hale getirmek için çalışacaklarını vurgulayan Tugay, şunları söyledi:

“Yeter ki amacımız ve niyetimiz iyi olsun. Birbirimizi anlayalım. Yardımcı olalım. İşimizi en iyi şekilde yapalım. Sizleri tanıdığım ve aynı ortamda çalışma fırsatı bulduğum için büyük mutluluk duyuyorum. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Verdiğiniz hizmet için ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ailenizle, sevdiklerinizle güzel bir bayram geçirmenizi diliyorum. Umuyorum ki her şey her gün daha iyiye daha doğruya gitsin. Hepinizin bayramı kutlu olsun.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/baskan-tugay-bayramlasmaya-sabah-05-00-te-eshot-da-basladi-7163.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/baskan-tugay-bayramlasmaya-sabah-05-00-te-eshot-da-basladi-7163.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/baskan-tugay-bayramlasmaya-sabah-05-00-te-eshot-da-basladi-7163-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/baskan-tugay-bayramlasmaya-sabah-05-00-te-eshot-da-basladi-7163.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/baskan-tugay-bayramlasmaya-sabah-05-00-te-eshot-da-basladi/465/</link>
			<pubDate>Tue, 09 Apr 2024 10:55:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gazeteciler, gerçeklere sadık kalmanın bedelini hayatlarıyla ödedi]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından, “Öldürülen Gazeteciler Günü” olarak ilan edilen 6 Nisan’da, Türk basınında gazetecilik görevini yerine getirmesi nedeniyle saldırıya uğrayarak yaşamını yitiren gazeteciler saygıyla ve minnetle anıldı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Süleyman Gençel'e selam olsun

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, bu yıl 6 Nisan’da gazetecilerin içinin yine buruk olduğunu, bugün tutuklu olan ve ne zaman gökyüzünü göreceğini bilmeyen meslektaşlarımızın bulunduğunu ve İzmirli gazeteci Süleyman Gençel’in de onlardan biri olduğunu ifade etti.

Başkan Gappi, 1995 ve 2023 yılları arasında dünya genelinde bin 859 gazetecinin görevi başında katledildiğini, Türkiye’de ise 13 gazetecinin yazdıkları nedeniyle hala cezaevinde olduğunu, gazetecilere reva görülen bu durumu iliklerine kadar hissettiklerini vurguladı.

Özgürce haber yapacak günler gelinceye kadar…

Gazetecilerin özgürce ve tarafsızca haber yapma görevini yerine getirirken maruz kaldığı tehlikelerin her geçen gün arttığını dile getiren Başkan Gappi, “Basın özgürlüğünü savunan gazeteciler, sıklıkla çeşitli saldırı ve tehditlere maruz kalıyor. Bu durum, demokratik bir toplumun olmazsa olmazı olan basın özgürlüğünün ne denli kırılgan olduğunu gösteriyor. Basın özgürlüğüne tahammülü olmayanların da ilk hedefi topluma gerçekleri sunan gazeteciler oluyor. Özgürce haber yapacak günler gelinceye kadar basın özgürlüğünü savunmaya ve tüm engelleri ortadan kaldırmak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Başkan Gappi, kalemlerine sadık kalmanın bedelini yaşamlarıyla ödeyen meslektaşlarını saygıyla, minnetle andıklarını belirtti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/gazeteciler-gerceklere-sadik-kalmanin-bedelini-hayatlariyla-odedi-4672.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/gazeteciler-gerceklere-sadik-kalmanin-bedelini-hayatlariyla-odedi-4672.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/gazeteciler-gerceklere-sadik-kalmanin-bedelini-hayatlariyla-odedi-4672-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/gazeteciler-gerceklere-sadik-kalmanin-bedelini-hayatlariyla-odedi-4672.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/gazeteciler-gerceklere-sadik-kalmanin-bedelini-hayatlariyla-odedi/463/</link>
			<pubDate>Sat, 06 Apr 2024 10:31:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Seçim sürecinde ortalık kızıştı: Dijital reklam harcamaları 500 milyon TL'yi aştı]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye'deki 61 milyondan fazla seçmen, yerel yönetimde 5 yıl boyunca söz sahibi olacak kişileri belirlerken rakipler arasındaki yoğun rekabet, dijital pazarlama sektörüne de yansıdı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Özellikle son günlerde rekabetin arttığına dikkat çekerek son 30 günde 500 milyon TL’nin üzerinde dijital reklam harcaması yapıldığını söyleyen Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, “Cumhuriyet Halk Partisi bu dönemde 32 milyon TL’nin üzerinde harcama yaparken, en yakın rakibi olan AK Parti ise son 30 günde 6.8 milyon TL’ye yakın dijital reklam harcaması gerçekleştirdi. Dijital reklamlarda özellikle seçimin kaderinin belirleyici kitlesi olarak emekliler hedef alınarak Facebook reklamların ağırlık verildi” dedi. Kaplan, seçim sürecinde yapılan dijital reklam hatalarına da değinerek gece geç saatte gelen seçim mesajlarıyla KVKK kurallarının ihlal edildiğini söyledi.

Seçimlerde 81 il, 973 ilçe ve 390 beldede binlerce adayın yarıştığı 31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde yaşanan rekabet, dijital pazarlama sektörüne de etkiledi. Siyasi partiler, siyasi liderler ve siyasi içerikli sosyal medya sayfaları arasında yaşanan yoğunluk, Meta tarafından rakamsal verilerle açıklandı.

Açıklanan verilere göre CHP’nin neredeyse 5 buçuk kat daha fazla harcama yaptığını görüldüğüne dikkat çeken Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, “Ak Parti 6.8 milyon TL, Deva Partisi 4.7 milyon TL, Saadet Partisi 2 milyon TL ve Milliyetçi Hareket Partisi 1.4 milyon TL civarında dijital reklam harcaması gerçekleştirmiş. Partilerin yanı sıra siyasi liderler de kişisel hesaplarından reklam çalışmalarına katıldı ve Ekrem İmamoğlu 5.3 milyon TL, Murat Kurum 5.1 milyon TL, Mehmet Altınöz 2.5 milyon TL ve Hamza Dağ ise 2.4 milyon TL civarında reklam harcaması gerçekleştirdi. Aynı zamanda siyasi partilerin ve liderlerin dışında reklamlara destek olmak amacıyla haber içerik ve blog sayfaları da 150 milyon TL’nin üzerinde harcama yaparak bu rekabete dâhil oldu” dedi.

Seçimin kaderini belirleyen önemli bir kitlenin emekliler olduğunu düşünerek reklam harcamalarının özellikle Facebook'a aktarıldığının altını çizen Kaplan, “Diğer kısım ise genellikle Instagram, Youtube ve TikTok gibi platformlarda yoğunlaşmış durumdadır. Bu süreçte video reklamlarının daha çok tercih edildiğini görüyoruz. Bu süreçte Youtube, Türkiye’de en çok kullanılan video platformlarından biri olarak siyasi parti ve liderlerin önemli bir mecrası haline geldi. Genç kitleyi etkilemek amacıyla TikTok da tercih edilen platformlardan biri oldu.  Ancak, TikTok'un reklam politikaları biraz daha katı olduğu için partiler genellikle burada influencerları kullanarak içeriklerini yaymaya çalıştı. Aynı zamanda arama motorlarında ve görüntülü reklam alanlarında da reklam harcamaları yapıldığı görülüyor. Google'ın display alanlarında yapılan harcamalarının 150 Milyon TL olduğunu söyleyebiliriz” açıklamasında bulundu.

Kaplan, seçim sürecinde bazı siyasi parti ve liderlerin yaptığı hatalara da değinerek özellikle geç saatlerde gelen reklam mesajlarıyla KVKK kurallarının ihlal edildiğini belirtti. Kaplan, “Gece saatlerinde gelen reklam mesajlarının, KVKK'nın kişisel verilerin korunması ve gizliliği konusundaki prensiplerine aykırı bir harekettir. Siyasi liderlerin bu tür hataları, kamuoyunda güven kaybına neden olabilir ve seçmenlerde olumsuz bir izlenim bırakabilir. Bu nedenle, siyasi partilerin ve liderlerin seçim kampanyaları sırasında KVKK kurallarına tam olarak uymaları ve etik sınırları gözetmeleri son derece önemlidir” diyerek sözlerini tamamladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/secim-surecinde-ortalik-kizisti-dijital-reklam-harcamalari-500-milyon-tl-yi-asti-6268.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/secim-surecinde-ortalik-kizisti-dijital-reklam-harcamalari-500-milyon-tl-yi-asti-6268.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/secim-surecinde-ortalik-kizisti-dijital-reklam-harcamalari-500-milyon-tl-yi-asti-6268-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/secim-surecinde-ortalik-kizisti-dijital-reklam-harcamalari-500-milyon-tl-yi-asti-6268.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/secim-surecinde-ortalik-kizisti-dijital-reklam-harcamalari-500-milyon-tl-yi-asti/460/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Apr 2024 10:59:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri bayram öncesi sıkı denetimde]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin zabıta ekipleri Ramazan Bayramı öncesi denetimleri arttırdı. Özellikle bayram öncesi yoğunluğun yaşandığı İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde faaliyet gösteren işletmelere, şehir içi taşımacılık yapan minibüslere ve ilçe minibüslerine yönelik yoğun bir çalışma yapılıyor. Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda da “Tüketici Rehberi” broşürleri dağıtılıyor]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri Ramazan Bayramı öncesinde İzmirlilerin 9 günlük bayram tatilini huzur içerisinde geçirmeleri için denetimlerini sıklaştırdı. Tüketici Hakları Zabıta Amirliği tarafından gıda ürünlerinin üretim yeri, vergiler dâhil satış fiyatına ilişkin kontroller yapıldı. Ayrıca ekipler, tüketici bilincinin gelişmesine katkı sağlamak için Kemeraltı çarşısında kurduğu stantta “Tüketici Rehberi” dağıttı. Zabıta personeli vatandaşların sözleşme hukuku, cayma hakkı, garanti, iade, taksitli satışlar ve mesafeli satışlar hakkındaki sorularını da yanıtladı.

İzmirlilerin güvenli yolculuğu için

Zabıta Trafik Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler ise İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali’ni denetledi. İlçe minibüslerinin belediye çalışma izin belgesine sahip olup olmadığının yanı sıra şoför tanıtım kartları, araçlarda bulunması gereken koltuk sayısı, emniyet kemerleri, iç aksamlar, dış karoser, yangın söndürücü ile ilkyardım çantalarını da kontrol eden İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıtası, kent içi ulaşım konforuna yönelik sorunların yaşanmaması için 7 gün 24 saat görev başında olacak.

Otogar içerisindeki lokanta, gıda ürünü satan büfeler, unlu mamul satışı yapan işletmelerde Tüketici Hakları Zabıta Amirliği devreye girdi. Turizm Zabıta Ekipleri ise bayram öncesi İzmir’i kruvaziyer gemiler ile ziyaret eden turistlerin İzmir’den güzel anılarla ayrılması için Alsancak Liman Bölgesi ve sahil kesiminde görev yapıyor.

Bayram tatilinde Alo 153 hattın diğer ucunda

Bayram tatili boyunca tam kadro görev yapacak Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri kabristan ziyaretlerinin huzurla yapılması için mezarlıklarda da görev alacak.

Kentin ana arter, cadde, meydan ve bulvarları, sahil bandı, rekreasyon alanı, kent ormanları ve kentin cazibe merkezlerinde tespit edilen, nizam ve intizamı bozan ihlaller derhal sonlandırılacak. Zabıta ekipleri sürdürdüğü devriye çalışmaları ile olası ihlal teşebbüslerinin de önüne geçecek.

Vatandaşlar, bayram süresince karşılaştıkları olumsuz vakaları ise Alo 153 ihbar hattından bildirebilecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/izmir-buyuksehir-belediyesi-zabita-ekipleri-bayram-oncesi-siki-denetimde-6739.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/izmir-buyuksehir-belediyesi-zabita-ekipleri-bayram-oncesi-siki-denetimde-6739.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/izmir-buyuksehir-belediyesi-zabita-ekipleri-bayram-oncesi-siki-denetimde-6739-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/izmir-buyuksehir-belediyesi-zabita-ekipleri-bayram-oncesi-siki-denetimde-6739.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/izmir-buyuksehir-belediyesi-zabita-ekipleri-bayram-oncesi-siki-denetimde/458/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Apr 2024 10:23:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Egeli bilim ekibinden Türk Uzay Bilim Misyonuna katkı sunacak proje]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi (EÜ) Gözlemevi Müdürü Doç. Dr. Hasan Ali Dal’ın yürütücülüğünü yaptığı “Farklı Kütlelerden Manyetik Aktif Yıldızların Flare Doyum (Saturasyon) Seviyesinin, Yıldız Evrim Sürecinde Dönme Dönemine Göre Değişimi” isimli proje TÜBİTAK- ARDEB 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[‘Türkiye Yüzyılı’nda, Türk Uzay Bilim Misyonuna katkı sunacak önemli bir araştırmayı yürüten bilim ekibini makamında ağırlayarak tebrik eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, Ege Üniversitesinin; tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, bir araştırma üniversitesi olduğunu ve TÜBİTAK’ın farklı programlarında liderliğini sürdürdüğünü vurguladı. Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemizde bir kültüre dönüştürerek sürdürülebilir hale getirdiğimiz araştırma ve bilim üretme ekosistemimiz meyvelerini vermeye devam ediyor. Hocalarımız, genç araştırmacılarla birlikte önemli araştırmalar yürütüyorlar. Ülkemizi bilim ve teknolojide daha ileri seviyeye taşımak amacıyla sürdürülen bu çalışmalarımız TÜBİTAK başta olmak üzere hem ulusal hem de uluslararası değerlendirme ve fonlama kuruluşları tarafından destek görüyorlar. Dünyayı etkileyen Güneş patlamalarının gizli kalan birçok yönünü aydınlatacak önemli bir çalışmayı yürüten proje ekibimizi tebrik ediyorum” dedi.

     “Güneş patlamaları dünyanın farklı bölgelerinde sorunlara neden oldu”

Projenin içeriği ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Hasan Ali Dal, “Son 2 yıl içerisinde Güneş’te meydana gelen patlamalar dünyanın çeşitli bölgelerinde sorunlara neden olmuştur. Bu patlamalar, Güneş manyetik aktivitesi ile ilgili olup, Güneş yüzey ve atmosferindeki manyetik alanın ortamdaki plazma ile etkileşiminden kaynaklanmaktadır. Bir kaç saat boyunca devam eden orta şiddette bir patlamada bile sadece bir saniyede salınan enerji, tüm dünyanın bir hafta boyunca kullandığı enerjiye eşittir. Güneş’te bu türden patlamaların şiddeti, zaman zaman çok aşırı düzeylere çıkabilmektedir. Gerçekten 2023 yılı Kasım ayı başlarında yaşanan bir patlama, 5 ve 6 Kasım sabahlarında ülkemizin kuzey bölgelerinde, ülkemizden görülmesi neredeyse imkânsız olan ‘Kuzey Işıkları’nın görülmesine neden olmuştur. Ülkemizde oldukça renkli bir doğa olayı olarak izlenen bu süreç, aslında Dünya’nın kendi manyetik alanında tedirginliklere neden olmuş, Brezilya ve çevre ülkelerde 2 hafta boyunca tüm internet ve radyo televizyon yayınları sekteye uğramıştır. Jeoloji ve jeofizik çalışmaları, dünya tarihinde son 20 bin yıl içerisinde ekosistemde 6 büyük yok oluşun gerçekleştiğini ifade ederken bu yok oluşların nedenleri hakkında bir bulgu ortaya koyamamıştı. Oysa günümüzde ağaç halkalarının genişlikleri ve buzullardaki karbon 14 bolluk değişimleri karşılaştırıldığında tüm bu yok oluşta Güneş’in yüzeyinde gerçekleşen patlamaların neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Burada en büyük soru, böyle bir patlama bir kez daha yaşanır mı sorusudur? 2023 yılı Kasım ayı başlarında yaşanan patlama, son 20 bin yıl içerisindeki patlamalarla karşılaştırılamayacak denli küçük kalmaktadır” diye konuştu.

“Güneş patlamalarının sayısı her 11 yılda artıp azalmaktadır”

Güneş’in aktivitesinin iyi bilinen bir süreç olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Hasan Ali Dal, “Astrofizikçiler olarak bizler,  Güneş manyetik aktivitesinin 11 yıllık bir çevrimsel davranışa sahip olduğunu biliyoruz. Güneş’te ortaya çıkan patlamaların sayısı ve şiddeti her 11 yılda artıp azalmaktadır. Ancak, 2018 yılında Fen Bilimleri Doktora öğrencimiz Ezgi Yoldaş ile birlikte Ege Üniversitesi Gözlemevinde yürütmeye başladığımız ‘OPEA Modeli ile Güneş Aktivitesi X-Işın Flare Davranışı’nın Belirlenmesi’ başlıklı doktora tez çalışmasında ortaya çıkan bulgular, son iki yıldır yaşanan Güneş patlamalarına ışık tutarken; karanlıkta kalan bazı soruların cevabının bulunabilmesi adına sistemli bir ikinci çalışmanın yapılması gündeme getirmiştir. Bu konuda öğrencimizin hazırladığı ve doğrudan yürütücülüğünü yaptığı ‘Güneşte Görülen Plateau Parametresinin Zamanla Değişmesinin Aktif Tek Yıldız V1005 Ori ile Test Edilmesi’ başlıklı bir ön çalışma TÜBİTAK ARDEB 1002 B Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye karar verilmiştir. Bu çalışmanın da sonuçları asıl araştırma için zemin hazırlamış ve TÜBİTAK- ARDEB 1001 kapsamında  ‘Farklı Kütlelerden Manyetik Aktif Yıldızların Flare Doyum (Saturasyon) Seviyesinin, Yıldız Evrim Sürecinde Dönme Dönemine Göre Değişimi’ başlıklı bir proje için destek başvurusunda bulunulmuş ve proje önerisi 1 milyon 650 bin TL’lik bütçesi ile desteklenmesine karar verilmiştir” dedi.

“Uzay Havası’nın tahmininde ülkemizin önde gelen kurumuyuz”

Doç. Dr. Hasan Ali Dal, “Gerek yürüttüğümüz doktora tezi, gerekse doktora öğrencimizin yürütücülüğünü yaptığı TÜBİTAK ARDEB 1002B projesi ve asıl kapsamlı çalışmanın yapılacağı TÜBİTAK ARDEB 1001 projesi ile Dünya’yı etkileyen Güneş patlamalarının gizli kalan birçok yönü aydınlatılacaktır. Güneş üzerine yürüttüğümüz bu çalışmalar, Milli Uzay Programı Hedefleri kapsamında ‘Uzay Havası’nın takibi ve belirlenmesi açısından son derece önemlidir. Bizler her ne kadar Güneş aktivitesinin davranışını bilsek de zamanla ortaya çıkan ve hiç beklenmedik anlık aşırı şiddetli patlamaların nedenleri hakkında neredeyse hiçbir bilgi sahibi değiliz. Bunu daha iyi anlamak için şöyle basit bir benzetme yapabiliriz. Bilindiği gibi gezegenimizde dört mevsim vardır. Yaz ayları oldukça sıcak, kış ayları soğuk, bahar ayları ise ara geçiş dönemlerdir. Biz takvimsel olarak ne zaman hava sıcak olacak ne zaman soğuyacak kabaca biliriz. Güneş’te de patlamalar ne zaman artacak ve ne zaman azalacağını biliyoruz. Ancak bazen kışlar öylesine soğuk ve yağışlı geçer ki hiç beklenmedik fırtınalar yaşanabilir. Bunun gibi Güneş’te de benzer bir olay yaşanabiliyor. Mevsimler hakkında az çok ön bir varsayımda bulunulabilirken, Güneş’te hiç bir öngörü yapılamıyor. İşte bizim yapmaya çalıştığımız, Ege Üniversitesi ve Ege Üniversitesi Gözlemevi gibi birikim ve sağlam altyapıya sahip bir araştırma ortamında bu bilinmezliği ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Üniversitemiz, Milli Uzay Programı hedeflerinden ‘Uzay Havası’nın anlaşılması ve tahmini konusunda ülkemizde en önde gelen kurumdur” diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/egeli-bilim-ekibinden-turk-uzay-bilim-misyonuna-katki-sunacak-proje-1984.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/egeli-bilim-ekibinden-turk-uzay-bilim-misyonuna-katki-sunacak-proje-1984.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/egeli-bilim-ekibinden-turk-uzay-bilim-misyonuna-katki-sunacak-proje-1984-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/egeli-bilim-ekibinden-turk-uzay-bilim-misyonuna-katki-sunacak-proje-1984.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/egeli-bilim-ekibinden-turk-uzay-bilim-misyonuna-katki-sunacak-proje/457/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Apr 2024 10:13:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bayramda yola çıkan sürücüler için öneriler]]></title>
			<description><![CDATA[Ramazan Bayramı heyecanının yaşandığı bu günlerde, milyonlarca sürücü her bayram olduğu gibi sevdiklerini ziyaret etmek veya tatil beldelerine gitmek için yola çıkma hazırlıklarına başladı. Petlas, yolculuklarının güvenli geçmesi için sürücülerin yola çıkmadan önce ve yolculuk sırasında yapması gerekenleri hatırlatıyor]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yaklaşan bayram tatiliyle birlikte, uzun yolculuklar için hazırlıklar hız kazandı. Bayram ziyaretleri veya kısa bir tatil için olsa da 9 günlük bayram tatilinde trafik yoğunluğu artıyor. Bayramda uzun bir yolculuğa çıkacak sürücüler için yolculuğu daha güvenli bir hale getirecek bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Petlas Pazarlama Müdürü Esra Ertuğrul Boran, güvenli bir yolculuk için yapılması gerekenleri anlattı.

Yolculuk öncesi mutlaka aracınızın bakımını yaptırın

Bayram tatili öncesinde aracın lastikleri ile aküsünün mutlaka kontrol edilmesi, aracın motor bakımlarının yapılması gerektiğini söyleyen Petlas Pazarlama Müdürü Esra Ertuğrul Boran, “Araçlarda her şey yolunda görünse bile şehir içi trafikte fark edilmeyen sorunlar, uzun yolda ciddi problemler çıkarabilir. Bu nedenle yola çıkmadan önce aracınızın lastiklerini ve aküsünü kontrol ettirmenizde fayda var. Lastiklerinizin diş derinliği yetersizse, mutlaka yenileriyle değişim yapılmalı. Havaların ısındığı bu günlerde kış lastikleri mevsime uygun lastiklerle değiştirmeli. Aracınızın yolla tek temas noktası olan lastikler, sürüş güvenliğinin en önemli unsurudur. Yapısı gereği yaz koşullarına uygun olmayan kış lastiklerini yaz aylarında kullandığınızda, aracın yol tutuşu azalır ve fren mesafesi artar. Ayrıca yapısı gereği sıcak havalarda yolla temas eden yüzeyi daha geniş olacağı için kış lastiklerinin ısınan havalarda kullanılması durumunda yuvarlanma direnci artar, bu da sürüş güvenliğinin azalmasını ve yakıt tüketiminin artmasına neden olur” dedi.

Araç bakımının yanı sıra, sürücünün de dikkat etmesi gerekenleri sıralayan Boran, “Özellikle uzun yolda gündüze göre daha zor ve riskli olan gece yolculuğu, yolların daha boş olması nedeniyle kimi sürücüler tarafından daha çok tercih ediliyor ama yapılan araştırmalar gece yolculuklarında gündüze nazaran üç kat daha fazla kaza gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Mümkün olduğunca gündüz seyahatlerini tercih etmekte fayda var, gece yolculuğu yapılacaksa da yola dinlenmiş olarak çıkmak önemli. Uykusuz ve yorgun bir biçimde direksiyon başına geçmekten kaçınılması, mümkünse dönüşümlü araç kullanılması ve molaların ihmal edilmemesi önemli” dedi. Kazalarda üzücü sonuçların büyük bir yüzdesinin emniyet kemeri takmama yüzünden gerçekleştiğine dikkat çeken Boran, şöyle konuştu: “Yola çıkmak için araca binildiğinde sürücü ve yolcular mutlaka emniyet kemerlerini takmalı. Çocuk oto koltuğu kemeri de mutlaka kontrol edilmeli. Bunun yanı sıra, yasal hız limitlerine mutlaka ama mutlaka uyulmalı.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/bayramda-yola-cikan-suruculer-icin-oneriler-6979.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/bayramda-yola-cikan-suruculer-icin-oneriler-6979.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/bayramda-yola-cikan-suruculer-icin-oneriler-6979-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/bayramda-yola-cikan-suruculer-icin-oneriler-6979.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/bayramda-yola-cikan-suruculer-icin-oneriler/456/</link>
			<pubDate>Thu, 04 Apr 2024 14:30:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[‘Çift iş’te çalışmak tercih mi, zorunluluk mu?]]></title>
			<description><![CDATA[Evden çalışmanın sağladığı esneklik işveren ve İK yöneticilerinin çalışanlar üzerindeki kontrolünü azaltırken, beyaz yakalılara da gizlice iki ya da daha fazla şirket için çalışmanın yolunu açıyor. Bu durum iş dünyasında endişe yaratıyor. Bunu fark eden vizyoner şirketler iyi yetişmiş insan kaynağını başka şirkete kaptırmamak için yetenek yönetimine, eğitime ve yan haklara odaklanıyor]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Teedo Online Eğitim Platformu Genel Müdürü Selçuk Aytekin, “İyi yetişmiş ve potansiyele sahip bir çalışanı elde tutmak, yetenek yönetimi stratejinizin ayrılmaz bir parçası olmalı. Bu nedenle kişisel ve mesleki becerilerini artırmak için onları desteklemelisiniz” diyor. Teedo, şirketlere çalışan memnuniyetini artıran, şirket içi yetenek havuzunuzu güçlendiren farklı ve kapsamlı eğitim seçenekleri sunuyor.

 

Pandeminin başlangıcında dünyadaki milyonlarca beyaz yakalı çalışanın aniden evden çalışmaya başlaması birçok yöneticiyi derinden sarstı. İnsanlar zorunlu olarak evden çalışmaya başladığında işverenler ve İK yöneticileri, çalışanlar üzerindeki kontrolün çok önemli bir kısmını kaybetti. Evden çalışanlar işe gidip gelmekten, ofisteki dikkat dağıtıcı işlerden ve yöneticilerinin şahin bakışlarından kurtuldu. Ancak bazıları, önlerine çıkan yeni özgürlük fırsatlarını kendi lehlerine çevirmeyi de ihmal etmedi. Günümüz ekonomik koşullarında istediği ücreti alamayan ve geçim zorluğu yaşayan pek çok çalışan, ‘çift iş’ yaparak aynı anda birden fazla gelire (double-dipping) sahip olma gayreti içine girdi. 

 

McKinsey danışmanlık firmasının öngörüsü, ABD'de aynı anda çift işte çalışanların oranının toplam iş gücünün yüzde 5'inden az olmadığı yönünde. Eylül 2022’de Gallup'un anketine katılan üst düzey yöneticilerin yüzde 16'sı, yönetim ekibinin, firmalarındaki uzaktan çalışanların gizli olarak ikinci bir işe sahip olabileceğinden şüphelendiğini söylüyordu. 

 

‘Çoklu çalışanlar’ olarak adlandırılan bu kişilerin sayısı Türkiye’de de giderek artıyor. "Babam, bizi üniversiteye gönderebilmek için iki işte birden çalıştı" söylemi, mevcut ekonomik koşullara bağlı olarak günümüze taşınmış durumda. Özellikle genç çalışanlar, artan maliyetleri karşılamak için ‘çift iş’e yöneliyor. 

 

Evden çalışmanın sağladığı lokasyon ve saat özgürlüğü, ‘çift iş’e sahip olma seçeneğinden daha fazla çalışanın yararlanmasını sağlıyor. Bu da işveren ve İK yöneticilerini çeşitli nedenlerle endişelendiriyor. İlk neden, rekabet kaygısı. Özellikle gizli bilgilere sahip bir çalışanın rakip firmaya da hizmet etmesi endişe yaratıyor. Bunun dışında çalışanın performansının etkilenmesi, kendisinden beklenen iş kalitesini ve yoğunluğunu karşılayamaması da endişe konusu. Tüm bu nedenlerden ötürü iş sözleşmelerinde birden fazla işte çalışmayı sınırlandıran hükümlere artık daha sık rastlanıyor. İşverenin rekabet ihlali ya da yapılan ikinci işin mevcut işe zarar verdiğini ispat etmesi halinde sözleşme feshine kadar giden bir süreç işliyor. Son 5 yılda özellikle Z kuşağı ve yaratıcı endüstrilerde çalışanlar bu nedenle full-time ve sözleşmeli çalışmayı tercih etmiyor. Gerek Türkiye’de gerekse dünyada eğilim özellikle de pandemi sonrasında bu yönde gelişti. Çalışma koşulları bu eğilime göre düzenlenmediği ve bu durum işverenler tarafından dikkate alınmadığı takdirde önümüzdeki dönemde full-time ve ofisten çalışacak insan bulmakta daha zorlanılacağı iş dünyasında endişe konusu.

 

Aşırı tepki motivasyonu düşürüyor

Peki, böyle bir durumda yöneticiler genelde nasıl tepki veriyor? Birçok yönetici sadakatsizlik karşısında anında öfkeleniyor ve çalışanın diğer tüm işleri durdurması konusunda ısrar ediyor. Bu aşırı tepki, aradaki ilişkiyi sarsıyor ve çalışanın motivasyonunu da tamamen düşürüyor.

 

Diğer bir yönetici tipi ise buna iş yükünü artırarak tepki veriyor; "Başkası için çalışacak zamanın varsa benim için daha fazlasını yapabilirsin" diyor. Bu seçenek de performans düşüşüyle sonuçlanıyor ve genellikle çalışanın diğer işi tercih etmesine yol açıyor.

 

Bu konuda en olgun yaklaşım ise çalışanın başarısını kutlamak. Zor olsa da çalışanın ikinci işini kabul etmek ve yüksek performans sergileyen bir çalışanı takdir etmek, hatta ödüllendirmek, kişinin o şirkete ve işine olan bağlılığını artırıyor.

 

Çalışanınıza destek olun!

Geniş ve uzmanca tasarlanmış eğitim programlarıyla beyaz yakalı profesyonellerin kariyer gelişimine odaklanan Teedo Online Eğitim Platformu’nun Genel Müdürü Selçuk Aytekin, “Bugün özellikle Y ve Z kuşağı, artan yaşam maliyetlerini karşılamak, aynı zamanda farklı bir iş deneyimi daha yaşamak amacıyla ‘ikinci iş’te çalışmaya yöneliyor. Özellikle yaratıcı endüstrilerde çalışanlar, tam zamanlı ve sözleşmeli çalışmayı tercih etmiyor. Öyle ki şirketler yakın zamanda ofisten çalışacak personel bulamadığı gibi, önümüzdeki 10 yılda tam zamanlı çalışan bulmakta da zorluk çekecek. Oysa işverenler, bir çalışanı başka bir şirkete kaptırmak yerine, bu çalışanların mevcut pozisyonlarında üretken ve tatmin olmaları için tam olarak neye ihtiyaç duyduklarını öğrenebilir ve bunu karşılayabilir. İyi yetişmiş ve potansiyele sahip bir çalışanı elde tutmak, yetenek yönetimi stratejinizin ayrılmaz bir parçası olmalı. Kişisel ve mesleki becerilerini artırmak için onları desteklemelisiniz. Bu nedenle doğru işe doğru çalışan yerleştirmeyi, çalışana doğru yatırım yapmayı önceliklendiren tüm kurumsal şirketlerin bir eğitim bütçesi var ve yıl boyunca çalışanların ihtiyaçlarına, organizasyon şemasının gerekliliklerine yönelik eğitim programı satın alımları gerçekleştiriyorlar. Şirketler eğitimlerimizi, şirketin mevcut çalışan fayda paketlerine dahil ederek hem çalışan memnuniyetini artırabiliyor hem de şirket içi yetenek havuzunuzu güçlendirebiliyor” diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/cift-is-te-calismak-tercih-mi-zorunluluk-mu-9794.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/cift-is-te-calismak-tercih-mi-zorunluluk-mu-9794.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/cift-is-te-calismak-tercih-mi-zorunluluk-mu-9794-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/cift-is-te-calismak-tercih-mi-zorunluluk-mu-9794.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/cift-is-te-calismak-tercih-mi-zorunluluk-mu/453/</link>
			<pubDate>Thu, 04 Apr 2024 10:17:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP'li Yücel: AKP iktidarları, avukatlık mesleğinin saygınlığını zedelemiştir]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Parti Sözcüsü, Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, avukatların mesleki sorunlarının tespiti ve avukatlık mesleği onuruna yakışır şartlarda görevlerini ifa etmelerinin önünün açılması için 5 Nisan Avukatlar Günü’nde Meclis’e Araştırma Komisyonu kurulmasını teklif etti]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yücel, son dönemde avukatlara yönelik saldırıların artması nedeniyle  silah taşımasına veya bulundurmasına yetki veren kayıt ve belgelerdeki kamu görevlilerine tanınan vergi, resim ve harç muafiyetinden avukatların da faydalandırılmasına yönelik kanun teklifini de Meclis’e sundu.

Avukatlar silah taşıma ve bulundurma belgesi harçlarından muaf olsun teklifi…

Avukatlar görevleri gereği, yüksek risk ve tehdit altında çalıştığını hatırlatan Yücel, “Kendileri ile aynı görev tanımı içinde bulunan yargı mensupları, silah taşımasına veya bulundurmasına yetki veren kayıt ve belgelerde her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulurken avukatların buna dahil edilmemesi, avukatları daha korumasız bir duruma sokmaktadır. Bunun yanında söz konusu uygulama Anayasa’nın 10’uncu maddesi ile düzenlenen “eşitlik” ilkesine de aykırılık teşkil etmektedir. Son dönemde avukatlara yönelik saldırıların da artmış olduğu göz önüne alındığında,  silah taşımasına veya bulundurmasına yetki veren kayıt ve belgelerdeki kamu görevlilerine tanınan vergi, resim ve harç muafiyetinden avukatların da faydalandırılması bir zorunluluktur” dedi.

Yücel, anayasa ve kanunlar çerçevesinde adalete hizmet eden, iktidarın maşası olmayan, vicdanı ve anayasayı pusula edinmiş tüm avukatların gününü kutladı ve şunları söyledi:

CHP’li Yücel'den avukatlar için araştırma önergesi…

“Dünyada demokrasisi gelişmiş bütün ülkelerde avukatlık son derece saygın bir meslek olarak görülmekte, devlet tarafından da mesleğin itibarının korunması için bütün tedbirler alınmaktadır. Ancak ülkemizde, özellikle AKP iktidarları döneminde avukatlık mesleğinin saygınlığı zedelenmiştir. İktidar, yargının var olan sorunlarını çözmek yerine bu sorunları, aldığı siyasi kararlar ve yargıya doğrudan müdahalelileri ile daha da büyütüp derinleştirmiştir. Açılması teklif edilen araştırma komisyonumuz ile bir nebze olsun avukatlık mesleğinin zorluklarını tespit ederek, çözümüne katlı sunmayı amaçladık.”

AKP’nin hukuk devleti ilkesine doğrudan müdahale eden siyasi kararlarının, avukatların mesleki bağımsızlığını olumsuz yönde etkilediğine dikkat çeken CHP’li Yücel, hazırladığı Meclis Araştırması Önergesi’nde şunlara değindi:

Avukatlar arasındaki kutuplaşmasının mimari AKP

“Avukatlar arasında kutuplaşmaya neden olacak mesleki düzenlemeleri, avukatlara ve onların meslek örgütü olan barolara rağmen meclisten geçiren AKP, avukatların gerçek sorunlarını çözecek bir adım atmamıştır. Bugün ülkemizde avukatlar, iktidar tarafından sindirilerek baskı altında tutulmaya çalışılan,  ekonomik sorunları karşısında yalnız bırakılan ve itibarı da günden güne azaltılmaya çalışılan bir meslek grubu haline getirilmiştir.”

Avukatların bağımsız ve özgür olmadığı ülkelerde adaletten, adil yargılama hakkından, bireylerin hukuk güvenliğinden ve hak arama özgürlüğünden söz edilemeyeceğine değinen Yücel, sözlerini şöyle sonlandırdı:

Avukatların yaşadıkları sorunlar tespit edilmeli

“Avukatlar, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda düzenlendiği gibi, sosyal bir hukuk devleti içinde hak ettikleri yeri almak, mesleklerini bağımsız ve onurlu bir şekilde yapmak ve ekonomik olarak yaşadıkları kuşatılmışlıktan kurtulmak için sorunlarının çözülmesini beklemektedirler. Ülkemizde avukatların yaşadıkları sorunların tespit edilmesi, avukatların bağımsızlığının ve saygınlığının tam anlamıyla sağlanması için yapılacakların belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma komisyonu kurulması için Meclis Başkanlığı’na önergemizi sunduk.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/chp-li-yucel-akp-iktidarlari-avukatlik-mesleginin-sayginligini-zedelemistir-6072.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/chp-li-yucel-akp-iktidarlari-avukatlik-mesleginin-sayginligini-zedelemistir-6072.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/chp-li-yucel-akp-iktidarlari-avukatlik-mesleginin-sayginligini-zedelemistir-6072-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/chp-li-yucel-akp-iktidarlari-avukatlik-mesleginin-sayginligini-zedelemistir-6072.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/chp-li-yucel-akp-iktidarlari-avukatlik-mesleginin-sayginligini-zedelemistir/452/</link>
			<pubDate>Thu, 04 Apr 2024 10:07:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Egeli bilim ekibinin uluslararası projesine AB Ufuk Avrupa Programından destek]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Deniz İştipliler’in koordinatörlüğünü yaptığı “Avrupa Genelinde Yüksek – Çıktılı Fenotiplemenin Yaygınlaştırılması: İşbirlikçi Bilgi Değişimi ve Teknoloji Transferinin Geliştirilmesi- PHENOWEX” başlıklı proje, Avrupa Birliği Ufuk Avrupa Programı HORIZON-WIDERA-2023-ACCESS-02 çağrısı kapsamında desteklemeye uygun bulundu]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Egeli bilim ekibini makamında ağırlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “İklim değişikliğinin tarımsal ürün ve gıda üretimine olan etkileri dünyanın birçok bölgesinde belirgin bir biçimde kendisini olumsuz olarak gösteriyor. Üniversitemiz öğretim üyeleri iklim değişikliğinin etkilerini göz önüne alarak yenilikçi bir anlayışla bilimsel projeler hazırlamaya devam ediyorlar. Koordinatörlüğünü üniversitemizin üstlendiği Avrupa’dan 5 partner ülke konsorsiyumu ile hazırlanan proje,  AB Ufuk Avrupa Programı HORIZON-WIDERA-2023-ACCESS-02 çağrısı kapsamında fonlanmaya uygun görüldü. Proje ekibimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi. 

“Küresel iklim değişikliği gıda güvenliğini tehdit ediyor”

Araştırmanın detayları ile ilgili bilgi veren proje koordinatörü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Deniz İştipliler, “Küresel iklim değişikliği tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tarımsal üretim ve gıda güvenliğini tehdit etmektedir. Hızla değişen iklimsel koşullara uyum sağlayabilecek yeni bitki çeşitlerinin hızlı ve sürekli bir şekilde bitki ıslahçıları tarafından geliştirilerek üreticilerin kullanımına sunulması kritik önem taşımaktadır. Bitki ıslahı programlarında başarı hızının artırılması için on binlerce bitkinin etkin ve isabetli bir şekilde fenotiplenmesi son derece önemlidir. Son yıllarda sensör teknolojilerindeki gelişmeler ile birlikte istatistik ve makine öğrenme algoritmaları bitki bilim adamları tarafından yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bunun sonucunda, çok sayıda bitkiyi aynı anda birden çok morfolojik özelliği bakımından, hızlı ve etkin bir şekilde değerlendirmeyi mümkün kılan ‘Yüksek Çıktılı Fenotipleme’ kavramı ortaya çıkmıştır” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Deniz İştipliler, “ Kısa adı PHENOWEX olan projemiz,  Ege Üniversitesinin, Akıllı Tarım ve Yüksek Çıktılı Bitki Fenotiplemesi alanlarında Avrupa çapında birinci sınıf lider ortakların iş birliği ile bilimsel mükemmellik ve yenilikçilik kapasitesinin geliştirilmesini hedefleyen bir HORIZON-WIDERA projesidir. Ege Üniversitesinin koordinatör olduğu proje; Türkiye, Hollanda, Almanya, İtalya ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nden oluşan beş partner ülke tarafından yürütülecektir.  Projenin bütçesi 1 milyon 443 bin Euro, Ege Üniversitesi bütçesi ise 470 bin Euro’dur. Projemizin amaçları;  Ege Üniversitesinin proje konusundaki bilimsel mükemmellik düzeyini artırmak; sürdürülebilir bir bilimsel ağ, entegrasyon ve yaygın etki oluşturmak ve üniversitemizin inovasyon kapasitesini proje konusu kapsamında yurt içinde ve yurt dışında yürütülecek pilot çalışmalar yoluyla geliştirmektir” dedi.

Koordinatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Deniz İştipliler’in yaptığı proje ekibinde, Ziraat Fakültesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Özgür Tatar, Prof. Dr. Emre İlker, Dr. Öğr. Üyesi Aliye Yıldırım Keskinoğlu yer alıyor. Proje; Türkiye’den Ege Üniversitesi, İtalya’dan Coniglio Nazionale Delle Ricerche, Almanya’dan Forschungszentrum Julich GMBH, Hollanda’dan Stichting Wageningen Research ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nden CYENS Center of Excellence konsorsiyumu tarafından yürütülüyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/egeli-bilim-ekibinin-uluslararasi-projesine-ab-ufuk-avrupa-programindan-destek-862.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/egeli-bilim-ekibinin-uluslararasi-projesine-ab-ufuk-avrupa-programindan-destek-862.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/egeli-bilim-ekibinin-uluslararasi-projesine-ab-ufuk-avrupa-programindan-destek-862-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/egeli-bilim-ekibinin-uluslararasi-projesine-ab-ufuk-avrupa-programindan-destek-862.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/egeli-bilim-ekibinin-uluslararasi-projesine-ab-ufuk-avrupa-programindan-destek/451/</link>
			<pubDate>Thu, 04 Apr 2024 09:53:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[‘Hayalimdeki Gökyüzü’ farkındalık yarattı]]></title>
			<description><![CDATA[Otizmin tanınması, toplumsal duyarlılığın artırılması ve farkındalık sağlamak amacıyla İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Hava Kuvvetleri Komutanlığı işbirliği ile “Gökyüzündeki Farkındalık” etkinliği düzenledi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çiğli Ana Üs Jet Komutanlığında gerçekleştirilen etkinliğe; İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, 2. Ana Jet Üs Komutanı Pilot Tuğgeneral Doğan Mart ve 122. Jet Eğitim Filo Komutanı Pilot Albay Bilal Çetin ile filo personeli katıldı.

İlk olarak 2. Ana Jet Üs Komutanı Pilot Tuğgeneral Doğan Mart’ı makamında ziyaret eden çocuklar, komutanlık binası önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Ardından Üs C havuzunda uçakların iniş ve kalkışlarını izleyen öğrenciler, öğretmenleri eşliğinde uçakları ve hangarları gezdi. Unutamayacakları bir gün geçiren özel çocuklar, ‘Hayalimdeki Gökyüzü’ çerçevesiyle hatıra fotoğrafı çektirdi. 

Pilotlar Otizm Farkındalık Peçleriyle Uçuş Yapacak

Hangarda 122. Jet Eğitim Filo Komutanı Pilot Albay Bilal Çetin tarafından karşılanan özel çocukların sevinci görülmeye değerdi. Filo personelinin günün anısına kendilerine ait askeri peçleri hediye etmesine kayıtsız kalamayan özel çocuklar, pilot öğretmenlere otizm farkındalık peçleri taktı. Hafta boyu uçuşlarını çocukların kendilerine hediye ettiği otizm farkındalık peçleri ile yapacak olan pilotlar, böylelikle bu farkındalığı devam ettireceklerini dile getirdiler.

‘Evlatlarımız, Birer Başarı Hikâyesidir’

Konuyla ilgili düşüncelerini belirten İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi; otizmin artan yayılım hızıyla dönemin en önemli insani sorunlarından biri haline geldiğini söyledi. Yahşi, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: ‘Evlatlarımız, aileleriyle birlikte birer başarı hikâyesidir. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak bizler de yavrularımızın ve ailelerinin mutluluğu için hiç durmadan çalışıyoruz, otizmli çocuklarımızın yaşamlarını daha kolay hale getirebilmek için projeler üretiyoruz. Toplumun her kesimi, kendilerinden farklı gelişim gösteren otizmli bireylere, yaşamın her safhasında pozitif, destekleyici ve hayatlarını her yönden kolaylaştırıcı tutum ve davranışlarla yaklaşarak var olan farklılıkların sorun olmaktan çıkması adına gerekli tüm adımları atmakla yükümlüdür.” 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/hayalimdeki-gokyuzu-farkindalik-yaratti-5369.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/hayalimdeki-gokyuzu-farkindalik-yaratti-5369.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/hayalimdeki-gokyuzu-farkindalik-yaratti-5369-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/hayalimdeki-gokyuzu-farkindalik-yaratti-5369.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/hayalimdeki-gokyuzu-farkindalik-yaratti/448/</link>
			<pubDate>Wed, 03 Apr 2024 14:43:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ilaçlama çalışmalarına hız verdi]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, hava sıcaklığının artmasıyla birlikte kent genelinde sürdürdüğü ilaçlama çalışmalarına hız verdi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Temiz bir çevre anlayışıyla hareket eden İzmir Büyükşehir Belediyesi, 382 personelden oluşan 27 ayrı ekip ile 30 ilçede 12 ay boyunca düzenli ilaçlama çalışmalarına devam ediyor. Özellikle larva döneminde zararlı canlıların üremesinin önüne geçmeye çalışan ekipler, havaların ısınmasıyla birlikte yoğunlaştırdığı çalışmalarla koruyucu önlemler de alıyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlı ilaçlarla yapılan ilaçlama çalışmaları rekreasyon alanlarının ve vatandaşlar tarafından yoğun olarak kullanılan noktaların yanı sıra foseptik, rögar, çöp konteynerleri, dere yatakları, gölet, sulak alanlar, çöp toplama istasyonları gibi alanlarda da sürdürülüyor.

“12 ay boyunca aralıksız çalışma yapıyoruz”
Sivrisineklerin sadece yazın değil kışın da ürediği, kış aylarında da üreme alanları olan yerlerde çalışmalarını sürdürdüklerini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Şube Müdürlüğü Vektör Mücadele Birimi Mesul Müdürü Gülşah Erginer Mumen, “Aslında biz sanılanın aksine sadece yaz mevsiminde çalışmalarımızı sürdürmüyoruz. 12 ay boyunca tüm üreme alanlarında periyodik çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. İlimiz genelinde konusunda uzman, eğitimli ekiplerle 12 ay boyunca aralıksız çalışma yapıyoruz. Sivrisineklerin aktif olduğu kış aylarında da üreme alanları olan dereler, kanallar, rögarlar, yağmur suyu ızgaraları, havuzlar gibi su alanlarında lavrasit çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
Bahçe veya sokağa atılmış boş kovalar, hayvanlar için bırakılan kaplar, saksı altları gibi ulaşabildikleri her bir durgun su noktasını kontrol ettiklerini belirten Gülşah Erginer Mumen, “Günümüzde hızla artmaya devam eden insan nüfusu, sanayi ve sürekli salınmaya devam eden sera gazları gibi etmenler nedeniyle dünya genelinde olduğu gibi İzmir’de de ılıman bir kış mevsimi geçiriyoruz. Ortalama sıcaklığın 15 derecenin altına düşmediği kış aylarında da larva dönemi görülüyor ve çalışmalarımız kesintisiz devam ediyor” dedi.

“İzmirlilerin desteği önemli”
Haşereyle mücadelede İzmirli vatandaşların desteğinin önemli olduğunu söyleyen Gülşah Erginer Mumen, “Sivrisinekler küçücük bir su birikintisinden saksı altlarına kadar her yerde çok rahat bir şekilde üreyebiliyorlar. O yüzden vatandaşlarımızdan ricamız, saksılarının altlarını değiştirmeleri, hayvan dostlarımızın sularını sık sık yenilemeleridir” ifadelerini kullandı. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/izmir-buyuksehir-belediyesi-ilaclama-calismalarina-hiz-verdi-7260.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/izmir-buyuksehir-belediyesi-ilaclama-calismalarina-hiz-verdi-7260.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/izmir-buyuksehir-belediyesi-ilaclama-calismalarina-hiz-verdi-7260-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/izmir-buyuksehir-belediyesi-ilaclama-calismalarina-hiz-verdi-7260.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/izmir-buyuksehir-belediyesi-ilaclama-calismalarina-hiz-verdi/445/</link>
			<pubDate>Wed, 03 Apr 2024 09:43:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yunan Adaları Bodrum'dan ucuz!]]></title>
			<description><![CDATA[Yunan Adaları bu yaz turizmde Bodrum'a meydan okuyor. Sanitas SPA & Wellness’ın kurucu ortağı ve MeduluxHealth&Travel Sahibi Dr. Şebnem Akman Balta, bu yaz turizm sezonunda Yunan adaları ile Bodrum arasındaki rekabetin kızışacağını belirtiyor]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Thassos ve Bodrum’daki dört yıldızlı oteller arasında fiyat karşılaştırması yaparak, ailelerin tatil bütçeleri üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Thassos’ta200 dolar olan konaklama ücretinin Bodrum’da 260 dolara çıktığını ve bu farkın aile bütçelerini olumsuz etkileyebileceğini ifade ediyor.

Dr. Akman Balta, Yunan adalarındaki yeme içme ve plaj kullanım ücretlerinin Bodrum’a göre daha uygun olduğunu vurguluyor. Özellikle Thasos plajlarında ve Torba’daki ünlü bir plajda şezlong, şemsiye ve içecek fiyatları arasındaki farkları örnek gösteriyor. Ayrıca, belediye seçimleri sırasında turist güvenliği ve halk plajlarının kullanımı konusunda etkin çalışmalar yapılmadığını eleştiriyor.

“Turizm siyaset üstü bir konu”

Turizmin siyaset üstü bir değer olduğunu ve ödemeler dengesindeki önemli rolünü hatırlatan Dr. Akman Balta, “Belediye seçimleri bu kadar yoğun gündemdeyken hiçbir Belediye başkanının bu konuda, turistin güvenliği ve turistin halk plajlarını tercih edip esnafında oteller dışında para kazanabileceği alanlar konusunda etkin çalışma yaptıklarını görmüyorum. Ülkenin döviz açığını kapatmak için turizmden beklenen döviz girdisinin bu yılki rekabette geri kalmaması gerekir. Bodrum ve Yunan adalarındaki otel ve restoranların maliyet çalışmaları yaparak, bazı yiyecek ve içeceklere ek ücret koymalarının gerekmektedir” diye konuştu.

“İstanbul ve Antalya turist hedeflerini yakalar”

Dr. Akman Balta, Bodrum ve Yunan adaları arasındaki tekne ve yat turlarının yoğun geçeceğini ve Akdeniz bölgesinin, özellikle Antalya’nın, bu yıl 17 milyon turist ağırlayarak yüzleri güldüreceğini öngörüyor. İstanbul’un da kültür turlarıyla 7 milyon turist ağırlayacağını ve Nevruz’un Şubat ayını hareketlendirdiğini ekliyor.

“Bodrum otelleri Yunan Adalarındaki otellerden 3 kat daha pahalı”

Son olarak, Bodrum ve Yunan adalarındaki lüks otellerin fiyat karşılaştırmasını yapan Şebnem Akman Balta, Sheraton Rhodes Resort’un 300 Euro’ya karşılık, Bodrum’daki Caressea Luxury Collection’ın 880 Euro civarında olduğunu belirtiyor. Yani Bodrumdaki oteller Yunan adalarındaki otellerden neredeyse 3 kat daha pahalı durumda. Akman Balta, bu fiyat farklılıklarının turistlerin tercihlerini etkileyebileceğine işaret ediyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/yunan-adalari-bodrum-dan-ucuz-3298.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/yunan-adalari-bodrum-dan-ucuz-3298.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/yunan-adalari-bodrum-dan-ucuz-3298-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/yunan-adalari-bodrum-dan-ucuz-3298.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/yunan-adalari-bodrum-dan-ucuz/443/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Apr 2024 11:08:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ege Üniversitesi yeşil alan miktarını artırmayı sürdürüyor]]></title>
			<description><![CDATA[Yeşil ve sürdürülebilir kampüs çalışmaları ile dikkat çeken ve bu konuda dünyanın sayılı üniversiteleri arasında yer alan Ege Üniversitesinde kampüs alanlarının daha etkin ve verimli kullanılmasına yönelik yeşillendirme ve peyzaj çalışmaları devam ediyor]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Rektör Prof. Dr. Budak, “Yeşil Kampüs ilkemiz doğrultusunda, kampüsümüzün farklı noktalarına yeni yeşil alanlar kazandırıyoruz. Öğrencilerimizin bu alanlarda yaşam kalitelerini artırdıklarını görmekten ve geçirdikleri zamanın keyfini bizimle paylaşmalarından büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

Ege Üniversitesini Türkiye’nin en sürdürülebilir ve en güzel kampüslerinden birisi haline getirmeyi hedef edindiklerini ifade eden Prof. Dr. Budak, “Yeşil alanlar, yaşam kalitesinin en önemli göstergelerinden birini oluşturuyor. Bizler de öğrencilerimizin huzurlu, kaliteli ve yeşil kampüs ortamında zaman geçirmeleri için tüm çalışmalarımızı bu yönde oluşturduk ve son dönemde de yeşil alan miktarı bakımından önemli bir sıçrama kaydettik. Özellikle tam kurumsal akredite, öğrenci odaklı, araştırma üniversitemizin kampüsü,  İzmir’in merkezinde adeta akciğer işlevi üstleniyor. Ege Üniversitesi olarak, tüm birimlerimizle yeşil alan miktarını artırarak,  kaynakları etkin ve verimli kullanıp,  sürdürülebilirlik ilkelerini bir kültür haline getirdik. Ülkemizin çevreye duyarlı, yaya öncelikli, erişilebilir, engelsiz, model kampüsü olarak tam dijital, dört mevsim yeşil bir üniversite kampüsü felsefesiyle çalışmalarımızı bugüne kadar aralıksız sürdürdük ve sürdürmeye devam edeceğiz. Tüm bu çalışmalarımızın sonucunda 2023 yılında Greenmetric Dünya Yeşil Üniversiteler sıralamasında bin 183 dünya üniversitesi arasında 96’ncı, ülkemizdeki devlet üniversiteleri arasında 4’üncü sırada yer alarak bölgeminiz en yeşil ve sürdürülebilir üniversitesi olmayı başardık. Yaptığımız çalışmalar ile bölgesel ve ulusal ölçekte model oluyoruz. 25-26 Nisan 2024 tarihleri arasında Üniversitemiz ev sahipliğinde ‘Greenmetric Türkiye Ulusal Çalıştayı’nı düzenleyeceğiz” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/ege-universitesi-yesil-alan-miktarini-artirmayi-surduruyor-2142.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/ege-universitesi-yesil-alan-miktarini-artirmayi-surduruyor-2142.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/ege-universitesi-yesil-alan-miktarini-artirmayi-surduruyor-2142-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/04/ege-universitesi-yesil-alan-miktarini-artirmayi-surduruyor-2142.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/ege-universitesi-yesil-alan-miktarini-artirmayi-surduruyor/442/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Apr 2024 10:53:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Soyer yapımı tamamlanan Selçuk İlçe Terminali’ni ziyaret etti]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Mayıs ayında açılması planlanan Selçuk İlçe Terminali’ni ziyaret etti]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden Selçuk’a kazandırılan ilçe terminalini ziyaret etti.  Mimari tasarımı ve konforuyla göz dolduran terminaldeki son çalışmaları inceleyen Başkan Tunç Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Murat Aydın ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları eşlik etti. Başkan Soyer’i terminalde gören yurttaşlar ise alkışlar eşliğinde teşekkür ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.

“Selçuk’un turizm pastasından aldığı payı büyütecek”

Selçuk İlçe Terminali’nin Mayıs ayında işletmeye açılacağını belirten Başkan Soyer, “Selçuk İzmir’in en önemli turizm ilçelerinden birisi. Selçuk’a yakışmayan bir tablo vardı. Çok şükür bundan sonra göğsümüzü gere gere turist misafir edebileceğiz.  Bölgemize, İzmirlilere hayırlı olsun. Dilerim ki bu terminal Selçuk’un turizm pastasından aldığı payı büyütsün ve yurttaşlarımızın iftihar edeceği bir tesis olarak çalışmaya devam etsin” ifadelerini kullandı.

Sadece bir terminal değil aynı zamanda yaşam alanı

Yapı İşleri Dairesi Başkanlığı’nın yaklaşık 50 milyon liralık yatırımıyla hizmete girecek ilçe terminali, Büyükşehir Belediyesi'ne ait 10 bin metrekarelik arazide konuşlandı. Terminalde 16 minibüs ve 15 otobüs peronu bulunuyor. Otogar faaliyetinin yanı sıra yaşam alanı olarak planlanan terminal, kent merkezine yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta yer alıyor. İlçe merkezindeki trafiğin hafiflemesine katkı sağlayacak terminal alanı içerisinde 4 bin 500 metrekare büyüklüğünde bodrum katı otopark hizmeti verecek. 6 bin 700 metrekarelik alanda engelli dostu bir tasarımla yapılan terminalin içerisinde restoran, oturma ve bekleme alanı, kafe, sağlık alanı, mescit, emzirme alanı yer alıyor. Selçuk Kalesi manzaralı terminal ayrıca gece ışıklandırmalarıyla da muazzam bir mimari örnek oluşturuyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/baskan-soyer-yapimi-tamamlanan-selcuk-ilce-terminali-ni-ziyaret-etti-6667.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/baskan-soyer-yapimi-tamamlanan-selcuk-ilce-terminali-ni-ziyaret-etti-6667.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/baskan-soyer-yapimi-tamamlanan-selcuk-ilce-terminali-ni-ziyaret-etti-6667-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/baskan-soyer-yapimi-tamamlanan-selcuk-ilce-terminali-ni-ziyaret-etti-6667.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/baskan-soyer-yapimi-tamamlanan-selcuk-ilce-terminali-ni-ziyaret-etti/429/</link>
			<pubDate>Fri, 29 Mar 2024 12:19:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA["Çarpık kentleşme köylerimizi yok etmesin"]]></title>
			<description><![CDATA[GİSP İzmir Mart Ayı Yuvarlak Masa Toplantısında, “Kırsal ve Kentsel Alanlara Yönelik Dönüşüm Yaklaşımları” konusunu masaya yatırdı. Alanlarında uzman konuk konuşmacıların konuyu farklı yönleriyle ele aldığı panel EGİAD Sosyal ve Kültürel Etkinlik Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleşti]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gayrimenkul için Strateji Geliştirme Platformu (GİSP) İzmir Grubu, Mart Ayı Yuvarlak Masa Toplantısını  kır-kent ayrımı yapılmadan hızla büyüyen, değişen, dönüşen çarpık kentleşmeyle yoğun göç alan şehirlerin ve buna bağlı olarak çevrenin, doğanın, sosyokültürel yapının bozulmasını, bunlardan doğan sorunları ve çözüm önerilenin yer aldığı geniş katılımlı bir panel düzenledi. Herbiri alanında uzman konuşmacıların konuları çok yönlü örnekleriyle ele aldığı toplantıda Sosyolog Dr. Engin Önen “Kırsal Alanlarda Yeni Dönüşüm Eğilimleri ve Hibrit Yaklaşımlar”, Şehir Plancısı Miray Durmuş “Toplumsal Kalkınma ve R-Urban Kavramı”, TARKEM (Tarihi Kemeraltı Geliştirme A.ş.) Genel Müdürü Sergenç İneler, “Tarihi Kent Merkezlerinde Yeni Nesil Dönüşüm Yaklaşımları”, Mimar Başak Akkoyunlu ve İş İnsanı Ebru Türken ise “Kır-Kent İlişkisine Urla ve Çeşme Örnekleri” sunumları ile katılım sağladı.

 

 “Şehri konuşurken kent kültürü ve kültürel mirasını konuşmadan edemeyiz” diyerek sözlerine başlayan Şehir Plancısı Miray Durmuş, Kentleşmenin yeni boyutu olarak kır-kent (R-Urban) alanlarına yönelik olması gereken planlama yaklaşımlarını ele aldı. Mekansal ve sosyal dönüşüm arasında dialektik bir ilişki olduğunun altını çizen Sosyolog Dr. Engin Önen ise, Aşırılıklar çağının en önemli sorununun köylünün yok olması olduğunu ifade ederek dönüşümün sadece mekansal değil, binalarla sınırlı değil, sınıfsal ve sosyokültürel açıdan da olduğunun altını çizdi. Önen, “Sanayi devriminin sonucunda kavramlar yenilendi. Köy-kent kavramı değişti. Şehri köyden ayıran şey üretim şeklidir, şehir gelecektir. Tarımda makineleşmeyle birlikte şehirlerde ucuz iş gücüne katkı koymuştur. Konutlaşma, iletişim ve ulaşım olanaklarının artmasıyla birlikte çok şey değişti. Son 15-20 yıldır kırsalda inşaat faaliyetleri arttı. Bu taleplere ve eğilimlere kamu hazır değildi. İmar aflarıyla kırsal alanlar inşaatlarla doldu. Bir anda bütün şehir yasasıyla köy nüfusu yüzde 8’e düştü. Yeni köylülük kavramı oluştu. Tüm bunlar yeni orta sınıfta önemli değişime yol açtı, sınıflar değişti.” dedi. TARKEM Genel Müdürü Sergenç İneler ise İzmir’in kültürel mirası Tarihi Kemeraltı çarşısının gelişimine yönelik çalışmaları anlattı. İneler, “Kamu özel ve sivil sektör beraber çalışmalı. Biz bunu 6 değerle yapıyoruz. Tarihi ve kültürel değerleri korumak. Şeffaflık, Yenilik ve estetik, İş birliği ve katılımcılık, Sürdürülebilirlik ve Denetime açıklık.” ifadelerini kullandı. Mimar Başak Akkoyunlu ve İş İnsanı Ebru Türken de Kırsal mekanın değişim sürecini Urla ve Çeşme özelinde ele alarak, bu süreçte yer-yaşam-iskan bağlamında mimarın rolünü değerlendirdiler.

 

Toplantının Moderatörü GİSP Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İzmir Grubu Başkanı Şükrü Cem Akçay, “Antik dünyanın kültür merkezi olan; tarımıyla, ticaretiyle, tarihiyle kadim medeniyetlerin beşiği olan topraklarda yaşıyoruz. Burada dönüşümden bahsederken konu hassas bir şekilde ele alınmalı ve başta geliştirme olmak üzere çok disiplinli ve tüm ilgili disiplinlerde konularında uzman kişilerce özenle yürütülmelidir. Kentleşme; sosyolojik değişim, ekonomik gelişme, iklim değişikliği, göç, tarım ve sanayi kavramları ile birlikte hareket eden bir süreçtir. Günümüzde kenti tanımlarken kullanılan bazı özelliklerin kırda, kırı tanımlarken kullanılan bazı özelliklerin de kentlerde olduğu gayet net görülmektedir. Yani aslında konu mekân farklılaşmasından başka bir şey değildir. Dolayısıyla bizim, kır ve kent ilişkisine yeniden bakmamız gerekiyor ki bu bakış toplumsal kalkınma için son derece değerli olacaktır. Başta bu panelin gerçekleşmesinde bizlere her türlü imkanı sağlayan, destek olan TARKEM Genel Müdürü Sergenç İneler ve değerli ekibine, bizleri aydınlatan birbirinden değerli konuşmacılarımıza ve toplantının başından sonuna kadar dikkatle dinleyen yoğun katılım gösteren tüm katılımcılarımıza çok teşekkür ediyorum. GİSP İzmir Grubu olarak güncel konuları her ay farklı mekanlarda, uzman konuşmacılarla gündeme almaya ve çözüm aramaya devam edeceğiz. İlgili olan yada ilgi duyan herkesi de bu toplantılarımıza davet ediyoruz.” şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/carpik-kentlesme-koylerimizi-yok-etmesin-4097.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/carpik-kentlesme-koylerimizi-yok-etmesin-4097.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/carpik-kentlesme-koylerimizi-yok-etmesin-4097-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/carpik-kentlesme-koylerimizi-yok-etmesin-4097.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/carpik-kentlesme-koylerimizi-yok-etmesin/426/</link>
			<pubDate>Fri, 29 Mar 2024 10:20:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İklim değişikliği ve insanoğlu endemik türleri yok olmaya sürüklüyor]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hatice Demiray, endemik bitkiler ve iklim krizinin endemik bitkilere etkisi hakkında bilgi verdi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Prof. Dr. Demiray, “Nadir ve endemik türlerin yaşama ortamları insan etkinlikleriyle bozulursa ya da bu ortamlar parçalara bölünürse, önce bu türlerin dağılış alanları ve popülasyon büyüklükleri azalmakta, sonra da bu türler, diğer türlere kıyasla yok oluşa doğru daha hızlı gitmektedir” dedi.

Prof. Dr. Hatice Demiray, “Endemik bitkiler, dünyanın hiçbir yerinde yetişebilme ihtimali bulunmayan, yalnızca kendi yöresine özgü olan türlerdir. Endemizmin pek çok sebebi vardır. Bunlardan birisi mutasyondur. Mutasyon; ortam şartlarının etkisiyle canlıların genlerinde meydana gelen kalıtsal değişikliklere denir. Çevre şartlarının değişikliği kromozom ve genlerde birtakım değişikliklere sebep olur. Bu durum eşeysel hücrelere geçer ve oradan da yeni oluşacak döllerde bu değişiklik kendini gösterir. Bu değişken kromozomlar oğul fertlerin genotip ve fenotipini değiştirerek ana ve babaya benzemeyen farklı döllerin oluşmasına sebep olurlar. Genetik Rekombinasyon ise Homolog Kromozomlar üzerinde bulunan Alellerin- Kromatit parçası değiştirmesi sonucunda esas hücreye göre farklı yeni kombinasyon yapmaları olayıdır. Bu olay Crossing-Over denen homolog kromozomların parça değişmeleri sonucu ortaya çıkar. Bu olay esnasında kromozomların farklı parçaları bir araya gelip ana babadan farklı tipler meydana getirebilirler. Doğal seleksiyon ise, doğal olarak sağlam ve kuvvetli fertlerin yaşayıp, zayıf fertlerin elimine olması demektir. Belirli bölgelerde meydana gelen lokal ekolojik şartlardaki değişikliklere ancak o şartlara dayanabilen kuvvetli fertler yaşamlarını sürdürebilirler. İşte doğal seleksiyon ile bu şekilde endemik türler ortaya çıkabilir. Ancak bu endemik türler jeolojik zamanlardan beri orada bulunup değişen şartlara rağmen yaşayabiliyorsa bunlar Paleo-Endemik, şartlar değiştikten sonra o yöreye gelip yerleşmiş ise bunlar Neo –Endemik bitkilerdir” dedi.

         “İzolasyon da bir endemizm sebebidir”

Herhangi bir doğal şart ile etrafı sınırlandırılmış bölgelere izole edilmiş yerler dendiğini vurgulayan Prof. Dr. Demiray, “Etrafı ovalar ile çevrili yüksek dağlar, okyanuslar ortasındaki bazı adalar doğal olarak izole edilmiş bölgelere örnektirler. İşte bu gibi sahalarda yetişen bazı bitkiler doğal şartların engellenmesi ile yayılış alanlarını genişletemezler ve yaşadıkları bölge için endemik bitki olarak kalırlar. Birbirinden bir ova ile ayrılan, izole olmuş ve zıt ekolojilerin görüldüğü orta yükseklikteki veya yüksek dağlar endemiklerce zengindirler. Bir çöl ortasından yükselen izole dağlar ve tepeler de yüksek endemizmleri ile göze çarparlar. Adalar da izole olmuş alanlar oldukları için endemik tür bakımından zengindirler. Endemiklerin yüzde 21,5’i kireçli kayalar üzerinde bulunmaktadır. Yüzde 5’i volkanik, yüzde 4,75’i de metamorfik kayalar üzerinde bulunur. Kalan kısmın ise kayaya bağlı bir seçiciliği yoktur. Kireçli kayalar üzerinde daha fazla endemiğin bulunuşu, endemiklerin fazla olduğu bölgelerde bu tip kayaların yaygın olmasından kaynaklanmaktadır” dedi.

“İnsan etkisi endemik türleri riske atıyor”

İklim krizinin endemik bitkilere etkilerine değinen Prof. Dr. Demiray “İklim değişikliği günümüzün en önemli çevresel sorunlarının başında gelmektedir. Sera gazları, su buharı, karbon dioksit, metan, azot dioksit, hidrofloro karbon ve ozon atmosferde radyasyona neden olarak yeryüzü yüzeyinin ısınmasına yol açmaktadır. İnsanoğlunun faaliyetleri direk olarak ekolojiyi etkileyerek küresel iklim değişikliğinin artmasına neden olmaktadır. Nadir ve endemik türlerin çoğu; küçük ya da tek bir coğrafik bölgede yetişmek, yalnızca bir veya birkaç popülasyona sahip olmak, popülasyonların küçük olması ve çok az genetik çeşitlilik göstermesi, insanlar tarafından aşırı ölçüde avlanılması ya da hasat edilmesi, popülasyonun gittikçe azalan bir eğilim göstermesi, üreme potansiyelinin düşük olması, özelleşmiş ekolojik nişlere ihtiyaç duymaları, kararlı, durağan ve değişime duyarlı bir çevrede yetişmeleri gibi özellikler endemik bitkilerin yok oluş olayına karşı özellikle duyarlı olunmasına yol açar. Nadir ve endemik türlerin yaşama ortamları insan etkinlikleriyle bozulursa ya da bu ortamlar parçalara bölünürse, önce bu türlerin dağılış alanları ve popülasyon büyüklükleri azalmakta, sonra da bu türler, diğer türlere kıyasla yok oluşa doğru daha hızlı gitmektedir. Bu durum, endemik türlerin genetik kaynaklarının korunması çalışmalarında öncelikle ele alınmalı ve dikkatlice izlenip yönetilmelidir” diyerek uyarıda bulundu.

Sıcaklık artışının da endemik bitkileri olumsuz etkilediğini dile getiren  Prof. Dr. Demiray “Artan sıcaklık özellikle pas funguslarının spor çimlenmesini artırır. Aynı şekilde bazı yaprak lekesi hastalıklarının artışına neden olduğu rapor edilmiştir. Tahılların pas hastalıklarına hassasiyetleri, sıcaklığa bağlı olarak artar. Sıcaklık, bazı bakteriyel hastalıkların yerleşimi için hayati rol oynar. Sıcaklığa bağlı olan hastalıkların görülmediği yerlerde bakteriyel enfeksiyonların başladığı görülebilir. Sıcaklık artışıyla, ekstrem yağış ve daha da artan atmosferik nem konsantrasyon söz konusu olmaktadır. Bu durum bitkilerin daha düzenli ve güçlü gelişmesine neden olsa da uzun periyodlar dayanıklık ve kök hastalıkları başta olmak üzere diğer yaprak hastalıklarının artışına neden olur. Yüksek nem birçok yaprak hastalığının ve toprak kökenli fungal patojenlerin gelişimi için uygun koşul oluşturur. Bir de hastalık yapan endemik böcekler tornado gibi ekstrem hava koşullarıyla dünyanın başka yörelerine dağılıp orada da hastalık oluşturuyor” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/iklim-degisikligi-ve-insanoglu-endemik-turleri-yok-olmaya-surukluyor-9351.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/iklim-degisikligi-ve-insanoglu-endemik-turleri-yok-olmaya-surukluyor-9351.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/iklim-degisikligi-ve-insanoglu-endemik-turleri-yok-olmaya-surukluyor-9351-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/iklim-degisikligi-ve-insanoglu-endemik-turleri-yok-olmaya-surukluyor-9351.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/iklim-degisikligi-ve-insanoglu-endemik-turleri-yok-olmaya-surukluyor/420/</link>
			<pubDate>Wed, 27 Mar 2024 11:50:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Orman yangınlarına 11 dakikadan önce müdahale edilebilir]]></title>
			<description><![CDATA[21-26 Mart Orman Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Pazarlama Müdürü Nihan Göksal, orman yangınlarına erken müdahale kapsamında yapılması gerekenleri paylaştı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Akdeniz iklim kuşağında yer alan Türkiye’de ormanların neredeyse üçte ikisi, yani toplamda 15 milyon hektarlık bir alan yangın tehdidi altında bulunuyor. Son 20 yılın istatistiklerine göre Türkiye’de çıkan orman yangınlarında her yıl ortalama 7 ila 10 bin hektar alan yanıyor.Orman yangınlarının yüzde 80'i ise ihmal ve dikkatsizlik sonucu meydana geliyor.

21-26 Mart Orman Haftasıkapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Pazarlama Müdürü Nihan Göksal, orman yangınlarına erken müdahalenin önemine dikkat çekti:

Yangına itfaiye ekipleri olay yerine ulaşmadan önce müdahale edilebilir

“Doğal hayatı ve yaşamı tehdit eden orman yangınlarına itfaiye ekipleri, olay yerine ulaşmadan öncemüdahale hayati önem taşıyor. Çünkü Türkiye’de orman yangınlarına müdahale etme süresi ortalama 11 dakika. Yangına müdahale için oldukça uzun olan bu süreyi ortalama 5 dakikaya düşürmek için yangınların yoğun olarak yaşandığı yerlerde, yangına erken müdahale imkânı sunan yangın pompaları bulundurmak gerekiyor.

Yangın pompalarını kullanabilmeleri için de; Orman Genel Müdürlüğü’nün koruma ve güvenlik görevlilerine, belediyelere, jandarma ve Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı askeri personele gerekli eğitimlerin verilmesi gerekiyor. Aynı zamanda ormanlık alanlara yakın yerlerde yaşayan orman gönüllülerine de benzer eğitimler verilmesi ilk müdahalenin bilinçli bir şekilde yapılmasını ve böylece yangının kısa sürede kontrol altına alınmasını sağlayacaktır. Pompaların yangın anında hızlıca aktif hale getirilmesi için de sistemin eğitimli kişiler tarafından belirli periyotlarla çalıştırılarak, test edilmesi gerekiyor.” dedi.

Konuşmasında doğru yangın pompası seçiminin önemine de değinen Nihan Göksal, şunları söyledi:

“Her yangın pompası ile etkili bir müdahale söz konusu olmayabilir. Ürünlerin doğru seçilmesi ve standartların doğru uygulanması gerekiyor. Yangın pompalarının dünyada en çok tercih edilen NFPA (National Protection Association) ve UL/FM standartlarına uygun olmasına dikkat edilmeli. Masdaf olarak geliştirdiğimizyangın pompalarındabu kriterleri sağlıyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/orman-yanginlarina-11-dakikadan-once-mudahale-edilebilir-3139.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/orman-yanginlarina-11-dakikadan-once-mudahale-edilebilir-3139.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/orman-yanginlarina-11-dakikadan-once-mudahale-edilebilir-3139-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/orman-yanginlarina-11-dakikadan-once-mudahale-edilebilir-3139.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/orman-yanginlarina-11-dakikadan-once-mudahale-edilebilir/417/</link>
			<pubDate>Tue, 26 Mar 2024 15:16:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[9 günlük tatil için vizesiz ve kapıda vize ile gidilebilen yurt dışı rotaları]]></title>
			<description><![CDATA[9 güne uzayan bayram tatilini yurt dışında bir şehri keşfetmek için değerlendirmek isteyenlere vizesiz gidilebilen ve kapıda vize alarak giriş yapılabilecek yurt dışı rotaları...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ramazan Bayramı öncesindeki 1.5 günün idari izin kapsamına alınmasıyla birlikte bizleri 6-14 Nisan tarihleri arasında 9 günlük uzun bir fırsatı bekliyor. 

Gürcistan – Batum

Çipli T.C kimlik kartıyla giriş yapılabilen Gürcistan’ın popüler şehirlerinden Batum, yeşilin bin bir tonunu görebileceğiniz bir destinasyon. Bayram tatiliniz için Batum’u tercih ederseniz şehirle ilgili ilk öneri 7 kilometre uzunluğundaki Batum Bulvarı’nı gezmeniz. Şehrin simge yapısı Ali ve Nino Heykeli, Gürcü alfabesinin özgünlüğünü simgeleyen Alfabe Kulesi, Astronomik Saat Kulesi Batum seyahatiniz esnasında görmeniz gereken diğer yerler. Farklı bir deneyim için Argo teleferiğiyle şehrin en yüksek noktasına çıkabilir, manzarayı izleyebilirsiniz. 

Batum Botanik Bahçesi, Mitrala Ulusal Parkı, Virgin Mary Kilisesi, St. Nicholas Kilisesi gibi tarihi yapıların yanında klasik üslupta inşa edilmiş Batum Tiyatrosu ve Tiyatro Meydanı da mutlaka gezi rehberinizde olmalı.

Restoran ve kafeleriyle şehrin buluşma merkezi Piazza Meydanı’nda keyifli vakit geçirebilir;  seyahatiniz esnasında bir pide çeşidi olan haçapuri, mantı türevi hinkali ya da ünlü sulguni peyniri tadabilirsiniz. Gürcistan uçak bileti alarak keyifli bir bayram tatili için yola çıkabilirsiniz. 

Azerbaycan – Bakü

Bakü’de tarihi ve modern mimariyi bir arada bulabileceksiniz. Şehrin ‘İçeri Şehir’ olarak adlandıran eski yerleşimi UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Bu alanda Şirvanşahlar Sarayı, Multan Kervansarayı ve Muhammad Camii gibi eserler bulunuyor. Hazar Denizi kıyısına kurulmuş olan şehrin sahil hattında ise modern gökdelenler şehre bambaşka bir atmosfer katıyor.

Daha çok kahvaltıda tercih edilen bir börek olan düşbere, Hazar Denizi’ne özgü mersin balığı, safran eklenen bakü baklavası şehirde denenmesi gereken lezzetlerden.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Her mevsim ayrı güzellikteki Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti diğer bir öneri. Girne Kalesi, Bellapais Manastırı, Salamis Antik Kenti, Gazimağusa’nın Suriçi mahallesindeki Othello Kalesi, Lefkoşa meydanındaki Venedik Sütunu, Selimiye Camii gibi çok sayıda tarihi noktası bulunan Kıbrıs’ta yemek ve eğlence de yüksek standartlarda. Seyahatiniz sırasında şeftali kebabı, hellim peyniri, keçiboynuzu pekmezli zülbiye, kıbrıs mantısı olarak da bilinen piruhi gibi adaya özel lezzetleri tadabilirsiniz. Kıbrıs otel seçenekleri arasından bütçenize uygun bir tanesini tercih ederek keyifli bir tatil yapabilirsiniz.

Sırbistan-Belgrad

Sadece pasaportla giriş yapabileceğiniz ülkelerden Sırbistan’ın öne çıkan şehri Belgrad, Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği alan üzerinde yer alıyor. Eski şehir kısmında; tarihi milattan önceye uzanan heybetli kale Kalemegdan ve çevresi, en çok ziyaret edilen turistik merkez konumunda. Belgrad seyahatinde cevapi köfte, balkan şinitzeli, farklı içlerle hazırlanan hamur işi bureki tadabilirsiniz.

Karadağ – Podgorico

Karadağ’ın başkenti Podgoritsa da vizesiz, sadece pasaport giriş yapılabilen bir rota. Bu şehirde Milenyum Köprüsü, Bağımsızlık Meydanı, Njegosev Park, Saat Kulesi, Podgoritsa Niagara Şelaleleri ve İsa’nın Dirilişi Katedrali gibi öne çıkan alanları gezebilirsiniz. Taze deniz mahsulleri ise şehirdeyken mutlaka tadılmalı. 

Mısır – Şarm El-Şeyh

Kapıda vize ile kolaylıkla giriş yapılabilen Mısır’ın Kızıldeniz kıyısındaki dünyaca ünlü tatil merkezi Şarm El-Şeyh de bayram için ideal rotalardan biri. Şarm El-Şeyh’i cazibe merkezi haline getiren güzelliklerin başında Ras Muhammed Milli Parkı geliyor. Dalış meraklıları, Kızıldeniz’deki zengin tür çeşitliliğini burada keşfediyor. Şarm El-Şeyh’deki bir diğer önemli ziyaret alanı ise Sina Dağı ve çevresindeki tarihi alanlar. Kutsal kitaplarda da geçen ve Musa Dağı olarak da bilinen dağın eteklerinde Aziz Katerina Manastırı ve Baba Oğul Kutsal Ruh Şapeli yer alıyor. Heyecanlı bir deneyim için ise Sina Çölü’nde safariyi tercih edebilirsiniz. Şarm El Şeyh’te deneyimleyebileceğiniz farklı lezzetler arasında ise balık, pirinç ve şam fıstığının buluşması sayediya, bakladan yapılan ful medames ve domatesin başrolde olduğu shakshuka yer alıyor. 

Katar - Doha

Kapıda vize uygulamasıyla Türk vatandaşlarını karşılayan bir başka ülke olan Katar’ın başkenti

Doha, tam bir turizm merkezi. Dünyanın her yerinden seyahat severlerin favori tatil destinasyonlarından Katar, Basra Körfezi’ne uzanan bir yarımada ülkesi.

Deniz kıyısındaki İslam Eserleri Müzesi hem binası hem eserleri ile seyahatiniz esnasında mutlaka görmeniz gereken noktalardan. Bir kültür ve sanat köyü olarak inşa edilmiş Katara ve şehrin çarşısı Souq Waqif güzel şehirde vakit geçirebileceğiniz diğer alanlar.

Suudi Arabistan – Mekke ve Medine

Mekke ve Medine gibi İslam aleminin önemli şehirlerinin yer aldığı; hac ve umre için binlerce Türk vatandaşının her yıl ziyaret ettiği Suudi Arabistan’a da kapıda vize ile girilebiliyor. Kabe’nin yer aldığı Mekke’de Arafat ve Sevr Dağları, Hira Mağarası önemli ziyaret noktalarından. Medine’de ise Mescid-i Nebevi, Kuba Mescidi ve Mescid-i Kıbleteyn öncelikli olarak görülmesi gereken yerlerden.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/9-gunluk-tatil-icin-vizesiz-ve-kapida-vize-ile-gidilebilen-yurt-disi-rotalari-8958.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/9-gunluk-tatil-icin-vizesiz-ve-kapida-vize-ile-gidilebilen-yurt-disi-rotalari-8958.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/9-gunluk-tatil-icin-vizesiz-ve-kapida-vize-ile-gidilebilen-yurt-disi-rotalari-8958-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/9-gunluk-tatil-icin-vizesiz-ve-kapida-vize-ile-gidilebilen-yurt-disi-rotalari-8958.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/9-gunluk-tatil-icin-vizesiz-ve-kapida-vize-ile-gidilebilen-yurt-disi-rotalari/416/</link>
			<pubDate>Tue, 26 Mar 2024 14:51:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Soyer’den mübadillere ziyaret]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Uluslararası Giritliler ve Mübadiller Federasyonu’nu (UGİMFED) ziyaret etti]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Uluslararası Giritliler ve Mübadiller Federasyonu (UGİMFED) Genel Başkanı Zafer Güzelkasap ve üyelerini Konak’ta bulunan ofislerinde ziyaret etti. Eski CHP İzmir Milletvekili Kani Beko’nun da bulunduğu ziyarette konuşan Başkan Tunç Soyer, “İzmir’in karakterini, kimliğini oluşturan paydaşlardan biri sizsiniz. Bu kökler yok sayılamaz. Barış çok kıymetli. Barış için ne kadar çok çalışırsak yaptığımız iş o kadar çok kıymetli olur. Biz son nefesimize kadar barış, demokrasi, Cumhuriyet gibi erdemlerimize sahip çıkacağız. Bu erdemlere sahip çıkmazsak kayboluruz” dedi.

Başkanımız bizler için çok kıymetli

Kendilerine katkılarından dolayı Başkan Soyer’e teşekkürlerini sunan Zafer Güzelkasap ise “Sizin zamanınızda çok hızlı adımlar attık. Camiamızın görünürlüğü arttı. Siz bize yol göstermeseydiniz ne İzmir Büyükşehir Belediyesi Mübadele Korosu kurulurdu ne de biz bu kadar ilke imza atardık. Sizin duruşunuz bizler için çok kıymetli.  Başkanımız bizler için çok kıymetli” diye konuştu. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/baskan-soyer-den-mubadillere-ziyaret-6650.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/baskan-soyer-den-mubadillere-ziyaret-6650.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/baskan-soyer-den-mubadillere-ziyaret-6650-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/baskan-soyer-den-mubadillere-ziyaret-6650.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/baskan-soyer-den-mubadillere-ziyaret/415/</link>
			<pubDate>Tue, 26 Mar 2024 14:13:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Karataş’a yaya üst geçidi geliyor  ]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı üzerindeki yaya ve araç trafiğini rahatlatacak Karataş Yaya Üst Geçidi’nin temelini attı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’ndaki yaya ve araç trafiğini rahatlatmak için projelendirilen Karataş Yaya Üst Geçidi’nin temeli atıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında ilk olarak alanda zemin güçlendirme çalışmaları tamamlandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Karataş’a giderek üst geçidin temelini attı. Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Ozan Yılmaz, Fen İşleri Dairesi Başkanı Hamdi Ziya Aydın eşlik etti.

“Çok büyük bir rahatlama sağlayacak”

Üst geçidin bölgedeki araç ve yaya trafiğini rahatlatacağını söyleyen Başkan Tunç Soyer, “Karataş, hem trafiğin sıkıştığı hem yayaların ışık nedeniyle çok beklemek zorunda kaldığı noktalardan biriydi. Bu nedenle üst geçit çok büyük bir rahatlama sağlayacak. Aynı zamanda yaya geçişi de olmayacağı için trafik de hızlanacak. Çift taraflı bir rahatlama olacak. Sıkıntılı bir imalat hazırlık süreci vardı. Deniz kenarında fore kazık uygulanması gerekiyordu. Bütün bunlar tamamlandı. Haziran ayında hizmete girecek. İzmir’e hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.

Konforlu ve güvenli ulaşım

Mustafa Kemal Sahil Bulvarı Karataş Yaya Üst Geçidi çalışmaları kapsamında köprünün ayak temellerine toplam 34 adet fore kazık çalışmasıyla zemin güçlendirilmesi yapıldı. 81 metre uzunluğundaki üst geçidin yoldan yüksekliği 7.75 metre, genişliği ise 3.60 metre olacak. 4 adet yürüyen merdiven ve 2 adet asansör bulunan yaya üst geçidi çevresinde bin 300 metrekarelik çevre düzenlemesi yapılacak. Mustafa Kemal Sahil Bulvarı üzerinde Karataş bölgesinde yapılacak yaya köprüsü, çevresinde bulunan okul, tramvay durağı, sahildeki yaya ve araç trafiğini rahatlatacak, yayalar için konforlu ve güvenli bir platform oluşturacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/karatas-a-yaya-ust-gecidi-geliyor-3454.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/karatas-a-yaya-ust-gecidi-geliyor-3454.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/karatas-a-yaya-ust-gecidi-geliyor-3454-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/karatas-a-yaya-ust-gecidi-geliyor-3454.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/karatas-a-yaya-ust-gecidi-geliyor/414/</link>
			<pubDate>Tue, 26 Mar 2024 14:01:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA['Mutlu Yaş Alma ve Yaşlılık Sempozyumu' yapıldı]]></title>
			<description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi’nde Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlenen “Mutlu Yaş Alma ve Yaşlılık Sempozyumu”nda yaşlılık çok boyutlu olarak ele alındı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi (İTFB) ve Sosyal Bilimler Enstitüsü (SOBE) tarafından Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlenen “Mutlu Yaş Alma ve Yaşlılık Sempozyumu”, Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Açılış konuşmalarını İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi (İTFB) Dekanı ve Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, Darülaceze Başkanı ve Cumhurbaşkanı Danışmanı Hamza Cebeci, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Sempozyum Onursal Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan yaptı. 

Prof. Dr. Arıboğan: “Dünyada artık ‘ikinci bahar’ üniversiteleri açılıyor”

Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, yaşlılık gibi kavramların artık kullanılmamaya başlandığını dile getirerek, tarihin en kadim arayışı olan ölümsüzlük arayışlarının geldiği bu noktada insanların belki 100-150’li yaşlara ulaşacak bir ömrü yakalamayı başardı başaracağını söyledi.

Dünya çapında ulusal savunma harcamalarının bütçesinin 2.2 trilyon dolar, beyin ve nörodejeneratif hastalıklar için harcanan paranın 5 trilyon dolar olduğunu kaydeden Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, 2030 yılında bu rakamın 16 trilyon dolara ulaşacağının söylendiğini dile getirdi.

Artık yaş alan nüfusların ihtiyaçlarının dikkate alındığını ifade eden Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, dünyada artık ‘ikinci bahar’ üniversitelerin açıldığını, 60 yaş üzerindeki insanların yeniden okuduğunu söyledi.

20. yüzyılın başında insanın ortalama ömrünün 50 olduğunu, bugün ise 80’lerden söz edildiğini dile getiren Arıboğan, “Türkiye de yaş alan bir nüfusa sahip. Türkiye’nin yaş ortalaması 34’e çıktı. Yüzde 8 civarında da 65 yaş üstü var. Bu yüzde 40’ı bulacak 2100 yılında.” dedi.

Prof. Dr. Güngör: “Kuşaklar arasındaki mesafe artışı stresi artırıyor”

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, son dönemde dijitalleşmeyle birlikte kuşaklar arasında farkın giderek açıldığını belirterek, “Bugünkü dijital gençlikle dijitalin dışında kalan yaşlı ya da yaş almış nüfusun arasında giderek artan mesafe var. Giderek açılan bir uçurum var. Kuşaklar arasındaki bu mesafe artışı bir yandan bir takım depresif durumları, stresi artırıyor.” dedi.

Prof. Dr. Güngör, kuşaklar arasına olması gereken bilgi ve deneyim aktarımına işaret ederek, dijital teknolojinin dışında kalan kuşaklarda yalnızlaşma olduğunu da anlattı.

Çocuk yuvalarındaki çocuklar ile yaşlı bakım yurtlarında kalanların dönem dönem bir araya gelmesi için ortamlar hazırlanması gerektiğine de vurgu yapan Prof. Dr. Güngör, “Kuşaklararası büyüklerden küçüklere deneyim ve bilgi aktarımı azalıyor. Kuşaklar arası kopmayı daraltmak için çalışmalar yapmalıyız.” diye konuştu.

Hamza Cebeci: “Mesele mutlu, huzurlu ve faydalı yaşamak” 

Darülaceze Başkanı ve Cumhurbaşkanı Danışmanı Hamza Cebeci yaptığı konuşmada, uzun bir yaşamın faydalı, huzurlu ve hayırlı değilse toplumun aleyhine olacağını ifade ederek, “Mesele mutlu, huzurlu ve faydalı yaşamak.” dedi.

Darülacezeye ilişkin olumsuz algıların hala devam ettiğine işaret eden Cebeci, Darülacezede 500’e yakın kişinin kaldığını ve 50 kişiye bir doktor düştüğünü, buna rağmen geçmişteki algıların hala silinemediğini söyledi.

Yaş ilerledikçe devletin yaşlı bakımına çok ciddi bütçeler ayırması gerektiğini de kaydeden Cebeci, “Uzun yaşamak arzu edilen şey ama uzun yaşamanın getirdiği sıkıntılar da var. Tedbirlerin alınması lazım. Dünyada olduğu gibi Türkiye de yaşlanıyor.” diye konuştu.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Yaşlanma artıkça da insanların hayatının son dönemlerini kaliteli geçirmesi gerekiyor” 

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Sempozyum Onursal Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dünyada ve Türkiye’de ortalama yaşın çok yükseldiğini ifade ederek, “Yaşlanma artıkça da insanların hayatının son dönemlerini kaliteli geçirmesi gerekiyor.” dedi.

İleri yaşta mutlu yaşanabilmesi için buna hazırlık yapılmasının da önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, yaşlanmanın nasıl olduğuna ilişkin nörobilim çalışmalarının var olduğunu, DNA’daki telomerin uzamasının da yaş ortalamasının uzaması anlamına geldiğini söyledi.

Bir taraftan ortalama ömür uzarken sağlıklı yaşlanmanın da öğrenilmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, üreterek mutlu olmak yerine tüketerek mutlu olmanın da ileri yaşta bir kimse için olumsuz bir durum olduğunu, çünkü insanların belli bir yaşa kadar yedikleriyle yaşıyor, belli bir yaştan sonra da yemedikleriyle yaşadığını kaydetti.

Hastalıkların yüzde 60-70’inin beslenme ve yaşan stili hatalarıyla ilgili olduğunu da söyleyen Tarhan, beslenme biçimi, yaşam stili değiştikçe hastalıkların da başlamadan bittiğini dile getirdi.

Prof. Dr. Tarhan: “Süper yaşlı olabilmek genetikle ilgili değil, yaşam tarzıyla ilgili…”

Prof. Dr. Tarhan, tüketerek mutlu olmayı yücelten felsefenin yaşlanmanın en büyük düşmanı olduğunu ifade ederek, “Üreterek mutlu olmak önemli. Tüketerek değil de üreterek mutlu olmayı öğrenenler ileri yaşta da mutlu oluyorlar… Beyni en çok geliştiren şey de yeni deneyimlere açık olması, yeni bilgiler öğrenmesi. Bu nedenle bilgisayar öğrenmek, yeni teknolojileri takip etmek Alzheimer’in ilacıdır. Yeni bir şeyler öğrendiği zaman kişiler hafızayla ilgili hipokampüs bölgesi kök hücre üretiyor. Sinir kök hücresi yeni şeyler öğrenmeye meraklı kişiler de beyinde büyüme faktörünü kamçılıyor. Beyinde yeni hücreler oluşuyor. Süper yaşlılar vardır 100 yaşında hafızasında hiçbir şey yoktur. Süper yaşlı olarak adlandırılıyor. Süper yaşlı olabilmek genetikle ilgili değil, yaşam tarzıyla ilgili… Yeni şeyleri öğrenmeye açık olmak gerekir.”

Belli bir rutin yaşamanın beyin için iyi olmadığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Yeni şeyler öğrenmeye açık olan kişiler beyinlerini en çok geliştiriyorlar ve vücudumuzu da yöneten orkestra şefi beyin olduğu için beynini yöneten hayatını yönetiyor. Yenilik korkusu kaliteli yaşlanmayı engelleyen önemli bir şeydir.” dedi.

“İleri yaşta yalnızlığı gidermek rehabilitasyon etkisi yapıyor”

Yaşlanmaya verilen anlamın önemine vurgu yapan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yaşlanma sağlıklı yaşlanmaya çevrilemediğinde kişilerin yaşlanacağım korkusuyla fiziksel görünümleriyle ilgilendiklerini anlattı.

Kendini genç göstermeyle ilgili abartılı davranışlar içinde olanların bunu yaşlanma korkusunu yenmek için yaptıklarını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, ölüm korkusuna da işaret ederek, ölüm korkusunu yönetebilmenin önemini vurguladı.

İnsanın yalnız yaşamaya programlanmadığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, ileri yaşta yalnızlığı gidermenin rehabilitasyon etkisi yaptığını, ileri yaştaki bir insanı en mutlu eden şeyin de fikrinin sorulması olduğunu hatırlattı.

Prof. Dr. Tarhan, sağlıklı yaşlanmaya önem veren çalışmaların toplumun gelişmişlik seviyesiyle ilgili olduğunu da dile getirdi.

Sempozyumda yaşlılık çok boyutlu olarak ele alındı

Sempozyumda İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Hulusi Keçeci “Yaşlanmada Nörokognisyon”, Üsküdar Üniversitesi/ Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Gümüş Demir “Yaşlılarda Psikoterapi” konulu sunum gerçekleştirdi.

“Yaşlılığa Çok Boyutlu Bakış” konulu panelde Fütürist, Ekonomist, Yazar Ufuk Tarhan, Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Bölümünden Doç. Dr. Merve Çebi ve Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas konuşmacı olarak yer aldı.

Ufuk Tarhan: “Dünya, trend olarak yaşlılık kelimesini kullanmak istemiyor”

Fütürist, Ekonomist, Yazar Ufuk Tarhan, yaşlılık konusundaki yeni trendlere dikkat çekerek, “Dünya trend olarak yaşlılık kelimesini kullanmak istemiyor. Yaşla ilgili veriler yaşlanmanın üzerindeki olumsuz ilintisi nedeniyle pek sevilmiyor. Çünkü yaşlanmak birçok olumsuz ön kabulü ve kategorizasyonu getiriyor. Yani yaşlıysan düşkünsün, hayatın sonuna yaklaştın, verimsizsin, muhtaçsın gibi… Gençler için yapılan ön kabuller de değiştirilmeli. Yaşlılık meselesi uzun yaşama dönüşecek, gençlerle ilgili olan veriler de bundan çok etkilenerek değişecek.” dedi. 

Ufuk Tarhan, dünyanın yaş meselesiyle ilgili ciddi bir sorunu ve revizyon ihtiyacı olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“Bunu acilen planlamak zorundayız. Yaş ve yaşlılık konusuna, farklı bir bakış açısı atmamız gereken ilk adım. Bütünleşik bir sistemde ilerliyoruz ve buna göre bu meseleleri tekrar masaya yatırıp çözümleri ona göre üretmeliyiz. Yani kaç yaşında ne yapılır? Madem ki artık insanlar 100 yaşına kadar yaşayacak, 60-70-80 yaşındakiler çalışacak, o zaman bırakalım da gençler 20 yaşında okul bitirip çalışma, çabucak büyüme stresinden kurtulsunlar. Hangi yaşta ne yapılacağını tekrar değerlendirebiliriz. Gençler çabucak yaşlanmasın yaşlılar da çabucak öbür tarafa yolcu edilecek gibi değerlendirilmesin.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/mutlu-yas-alma-ve-yaslilik-sempozyumu-yapildi-154.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/mutlu-yas-alma-ve-yaslilik-sempozyumu-yapildi-154.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/mutlu-yas-alma-ve-yaslilik-sempozyumu-yapildi-154-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/mutlu-yas-alma-ve-yaslilik-sempozyumu-yapildi-154.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/mutlu-yas-alma-ve-yaslilik-sempozyumu-yapildi/404/</link>
			<pubDate>Fri, 22 Mar 2024 15:34:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye, suyun yüzde 40’ını şebekelerde kaybediyor]]></title>
			<description><![CDATA[22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması için yapılması gerekenlere dikkat çekti]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından hazırlanan rapora göre Türkiye, yılda kişi başına düşen 1.519 m³’lük su miktarı ile ‘su sıkıntısı çeken’ bir ülke.

Pompa sektörünün yarım asırlık lider firması Masdaf’ın Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması konusunda yapılması gerekenleri açıkladı:

Suyun yüzde 40’ı şebekelerde kaybediliyor

“Barajlarda bulunan ham su, iletim hattıyla arıtma tesislerine oradan haznelere ve şebekeler yardımıyla da evlerimize ulaşıyor. Ancak Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

Su kaynaklarını doğru yönetmek ve suyun kullanıcılara ulaşmadan kaybolmasını önlemek konusunda yerel yönetimlere önemli roller düşüyor. Çünkü yerel yönetimler, suyu evlere taşıyan şehir şebekelerini doğru sistemler ile yöneterek bu kayıpların önüne geçebilir. Bu kapsamda şebeke suyunu basınçlandırmak için kullanılan pompalar ile suyu taşıyan boruları doğru seçmek ve bakımlarını ihmal etmemek gerekiyor.

Eski pompalar yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor

İdeal verimlilik seviyesinin yüzde 20 altında çalışan eski ve yıpranmış pompalar su israfının yanı sıra enerji israfına da neden oluyor. Çünkü aynı hacimde su pompalamak için yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor. Bu nedenle eski pompa sistemlerini, yüksek verimli ve elektronik olarak kontrol edilen yeni pompalarla değiştirmek gerekiyor. Yenilenen sistem hem iki yıl içinde kendini amorti ediyor hem de yüzde 40 daha az enerji tüketiyor.

Şehir şebekelerinde kullanılan borulara dikkat!

Şehir şebekelerindeki kayıpları önlemek için yalnızca akıllı pompa teknolojileri ile suyu basınçlandırmak da yeterli değil, bir diğer önemli parametrenin de şehir şebekelerinde kullanılan borular olduğunu söyleyebiliriz. Eğer sistemdeki borular eski ve yıpranmış ise patlama veya delinme gibi sorunlar yaşanabiliyor.

Akıllı pompa teknolojileri ile doğru basınçlandırma yapılmalı

Borularda yaşanan patlama veya delinmenin nedenlerinden bir diğeri ise uzun boru hatlarındaki kayıpları karşılamak amacıyla şebekenin çıkış noktalarına yerleştirilen pompalardaki basınçların yüksek tutulması oluyor. Bu nedenle alt yapı sistemlerini bir bütün olarak değerlendirip, mühendislik hesaplamalarını doğru yapmak gerekiyor.

Kullanım ömrü 10 yılı aşan pompaları, akıllı pompa teknolojileri ile yenileyerek doğru basınçlandırma yapmak, kaçakları tesit edip boruları yenilemek şebekelerden kaynaklı su israfını önleyecek bir çözüm olacaktır.” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/turkiye-suyun-yuzde-40-ini-sebekelerde-kaybediyor-3467.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/turkiye-suyun-yuzde-40-ini-sebekelerde-kaybediyor-3467.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/turkiye-suyun-yuzde-40-ini-sebekelerde-kaybediyor-3467-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/turkiye-suyun-yuzde-40-ini-sebekelerde-kaybediyor-3467.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/turkiye-suyun-yuzde-40-ini-sebekelerde-kaybediyor/403/</link>
			<pubDate>Fri, 22 Mar 2024 15:20:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İyi Yaşlanmak Elimizde]]></title>
			<description><![CDATA[Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında, Türkiye Alzheimer Derneği Marmara Şubesi, Şişli Belediyesi ve Fransız Lape Hastanesi iş birliğinde, Canped’in desteği ile 'İyi Yaşlanma Paneli' düzenlendi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında Türkiye Alzheimer Derneği Marmara Şubesi, Şişli Belediyesi ve Fransız Lape Hastanesi iş birliğinde, Canped’in desteği ile Fransız Lape Hastanesi Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman Salonu’nda 'İyi Yaşlanma Günü Paneli' düzenlendi. 

60 yaş üstü katılımcılar tarafından yoğun ilgi gören panel, Türkiye Alzheimer Derneği Marmara Şube Başkanı Prof. Dr. Aslı Demirtaş Tatlıdede, Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu, Türkiye Alzheimer Derneği Genel Müdürü Füsun Kocaman, Fransız Lape Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Ferda Korkmaz Özkanoğlu ve Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin'in açılış konuşmalarıyla başladı.

Yaş Alırken Az Konuşulanlar

Panelin 'Yaş Alırken Az Konuşulanlar' konulu bölümde Türkiye Alzheimer Derneği Sorumlu Hemşiresi Ümmügül Geyik 'Yaş alırken idrar kaçırma sorunlarıyla nasıl başa çıkalım? Günlük yaşam önerileri ve yetişkin bezi kullanımı'nı anlattı. Geyik, yaşam tarzı önerilerinde “Tuvalete gitme programı oluşturulmalı ve boşaltım teşvik edilmeli, mesane günlüğü tutularak ne kadar sıvı alındığı, ne sıklıkla idrara çıkıldığı, idrar yapma ihtiyacını hissetme ve sıkışma arasındaki zaman belirlenmeli, mesanenin her 2 saatte bir boşaltımı yapılmalı. Mesane kaslarımıza hala çalışıyor olduklarını hatırlatmak ve unutturmamak adına tuvalete muhakkak gidilmeli ve tuvalete gitme programı yapılmalı.  Yetişkin bezi kullanılıyorsa da sık değişim yapılarak kuru ortam sağlanmalı. Kullanılan yetişkin bezleri ya da emici külotların ise yüksek emme kapasitesinde, yumuşak yüzeyli, koku kontrolü olan, ölçüleri bedeninize uygun, nefes alabilme özelliğine sahip olmasına dikkat edilmeli.” dedi.

Uzm. Fzt. Ece Zeynep Saatçi de 'Sağlıklı yaşlanma sürecinde mesane problemlerine yönelik egzersiz önerileri'ni katılımcılarla paylaştı. Saatçi’nin birçoğunu uygulamalı olarak gösterdiği egzersizler arasında; diyafram solunumu egzersizi, sağlıklı mesane ve bağırsak eğitimi, işemeyi kolaylaştırma teknikleri, pelvik taban kas eğitimi, knack manevrası vardı. Egzersiz eğitimini de anlatan Saatçi, “Araştırmalara göre denetimli egzersiz yapan kadınlarda idrar kaçırmanın tamamen veya %60 ila %70 oranında iyileştiği, semptomlarda subjektif olarak %70 oranında bir azalma ve dolayısıyla yaşam kalitelerinde artma görülmüştür.” şeklinde konuştu.

Yaşlılıkta Mutluluk Artıyor

Panelin 'Yaş Alırken Beyin ve Ruh Sağlığı' konulu bir diğer bölümünde  Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu 'Mutlu yaşlanmak', Prof. Dr. Öget Öktem Tanör 'Yaşlılıkta normal beyin ve normalliğin bozulmaları' ve Prof. Dr. Yıldız Değirmenci 'Yaş ilerlerken beynimizi nasıl koruruz? Her unutkanlık demans mıdır?' başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler. 

Yaşlanabilmenin bir şans olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu, “Yapılan araştırmalara göre kariyer, çocuk, geçim endişesi ve stresi taşıyan orta yaştan sonra yaşlılıkta mutluluk artıyor. Yaşın olgunluğu, tecrübesi, bilgeliği üzerinize geliyor. Küçük şeylerde mutluluğu bulmaya başlıyorsunuz. Çok ciddi hastalıklarınız yoksa ve hastalık sizi zorlamıyorsa mutlu oluyorsunuz. Fakat orta yaşlarda yaşlılığa hazırlanmak gerekiyor. Öncelikle fazla eşyadan, kıyafetten, bazı dostlardan sadeleşin. Öğrenmeye devam edin, öğrenme zihni genç ve mutlu tutar. Hobilere yönlenin. 60‘lardan itibaren yeni bir şeyle ilgilenmeye başlarsanız kendinizi daha dinç, enerjik ve genç hissedersiniz. Toprağa ve doğaya yakın olun. Sağlığınıza erken yaştan itibaren dikkat edin. Doya doya yaşlanmak için gençken yatırım yapın. Egeliler gibi yemek yemeye çalışın. Hareket yaşlılığın en önemli dostu. Yürüyüş, basit kültür fizik hareketleri yapın.  Yaşadığınız anı yavaşlatın. Yaşlandıkça dilinizde güzel kelimeleri daha çok kullanın.” dedi. Kulaksızoğlu, sözlerini yaşlılıkta mutluluk reçetesi vererek tamamladı: “Yaşlılığınızın olgunluğunu mutluluğunuz için kullanın. Yaşınızı unutun; hayatınızı yaşayın, yaşınızı değil. Yaş alabilirsiniz ama yaşlı olmak zorunda değilsiniz. İyi bir sağlık kötü bir hafızadır. Kötü söylenen sözleri, kötülükleri, yediğiniz kazıkları unutun.”

Beynin yetişkinlikte tam ağırlığını bulduğuna fakat doğuştan getirdiğimiz hücre sayısının daha fazla artmadığına değinen Prof. Dr. Öget Öktem Tanör, “8.590 milyon beyin hücresi ile dünyaya geliyoruz. 25 yaşından itibaren ise sinir hücrelerinde kayıplar başlıyor. Beyin ağırlında ise 70’li yaşlardan %5, 80’li yaşlarda %10 yok oluyor.  Bu da reaksiyon süresinde uzamaya sebep oluyor. Yani tüm bilişsel işlevlerde bir zamanlama artması olabilir, kişiler daha yavaş karar verebilir, daha yavaş tepkide bulunabilir. Yaşlanınca zihinsel esneklikte azalma sebebiyle fikirlerde de daha sabit kalınabilir, hafızada zorlanma olabilir. Normal yaşlılıkta ise beyin eski keskinliğiyle devam edebilir.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Prof. Dr. Yıldız Değirmenci, “Unutkanlık sadece yaş alınca ortaya çıkmaz, gençlerde de olabilir. Hemen panik olmamak gerekir. Çok üzüntülü, kaygılı, depresyon durumlarında, uykusuzlukta, aşırı kafein tükettiğimizde, günlük yaşamınız genel kaideleri içinde unutabiliyoruz. Her unutkanlık demans yani bunama belirtisi değildir. Unutmamak beynin fonksiyonlarından bir tanesi. Nöronlarımız yani beyin hücrelerimiz arasında bağlantımız var. Beyin hücrelerimizde de kayıplar olduğu için normal unutkanlık yaşarız.  İzole kalmış, gezmemiş, açık havaya çıkmamış, dans etmemiş, sosyalleşmemiş yaşlı ise daha çok unutur. Yaşlanma da kişiye özeldir. Normal yaşlıda görülen unutkanlıkta uzak dönem hafızası bozulmaz, diğer bilişsel fonksiyonlar normaldir. Yani unutkanlık kişinin günlük yaşam aktivitelerini sosyal ilişkilerini yapmakta olduğu işleri bozacak düzeyde değildir. Tekrarlayan sorular varsa, unutkanlık giderek daha da artıyorsa ve süreklilik kazandıysa, kişi hesap işleri yapamıyor ve zamanı karıştırıyorsa, karar veremiyor ve çözemiyorsa, davranış bozuklukları varsa, söyleyeceklerini unutmaya başladıysa endişelenme vakti gelmiştir. Beynimizi korumanın yolları ise iyimser düşünce, sağlıklı beslenme, stresten uzak yaşam, hareket etmek, sosyalleşmek, okumak, müzik dinlemek, dans etmek, işitme kaybı varsa tedavi, vitamin-mineral eksikliklerini yerine koyma, eşlikçi hastalıkların tedavisidir. İşin özü mottonuz uzun yıllar sağlıkla yaş almak olmalıdır.” dedi.

İşleyen Beyin Işıldar: Yaş Alan Beyin ve Egzersiz

Panelin 'İşleyen Beyin Işıldar: Yaş Alan Beyin ve Egzersiz' konulu bölümünde ise Dr. Öğr. Üyesi Pınar Uysal Cantürk 'İyi yaş almak için bilişsel egzersizler' ile Doç. Dr. Burcu Ersöz Hüseyinsinoğlu 'Sağlıklı yaşlanmak için egzersiz önerileri'ni interaktif şekilde anlatırken katılımcılara bilişsel ve fiziksel egzersizler yaptırdılar. Prof. Dr. Aslı Demirtaş Tatlıdede ise 'Spor yapmak beynimizi demansa karşı korur mu?' başlıklı sunumunu yaptı. Demirtaş Tatlıdede, “Hareketsiz kişilerde ciddi bellek problemleri baş gösterebilir. Yapılan pek çok araştırmaya göre sporun beynimizi koruduğu kanıtlanmıştır. Bu araştırmalardan birinde 70-80 yaş aralığındaki 23.345 kişi 4-31 yıl arasında takip edilmiş ve her gün 20-30 dk yürüyen, haftalık fiziksel aktivite yapan kişilerde 5 yılda demans geliştirme riskinin aktif   olmayanlara göre %40 oranında azaldığı görülmüştür. Spor, beyinde öğrenme ve bellek için kilit bölge olan hippokampus hacminin azalmasını önler ve hücre oluşumu artar, böylece bilişsel performans artar ve daha iyi bir hafıza var olur. Spordan daha iyisi ise danstır, hatta arkadaşla birlikte yapılan dans en iyisidir. Düzenli dans etme sözel hafızada iyileşme sağlar ve demans riskini en çok azaltan aktivitedir. DSÖ’ye göre hafif orta düzeyde 150 dakika fiziksel aktivite veya 75 dakika güçlü aktivite yeterli. Egzersiz seratonin, dopamin, noradrenalin salgılatır, stresi azaltır. Nöronlar arasındaki bağları kuvvetlendirir. Yeni sinir hücresi oluşumuna katkı sağlar, beyin kan akımını düzenler. Sonuç olarak egzersiz beynin ana besinidir.” açıklamasında bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/iyi-yaslanmak-elimizde-3824.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/iyi-yaslanmak-elimizde-3824.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/iyi-yaslanmak-elimizde-3824-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/iyi-yaslanmak-elimizde-3824.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/iyi-yaslanmak-elimizde/402/</link>
			<pubDate>Fri, 22 Mar 2024 13:40:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İzmir büyük iftar sofrasında buluştu “Hep yüzünüz gülsün”]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin her sene Ramazan sofralarında bereketi büyütmek için verdiği toplu iftar yemekleri sürüyor. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen buluşmaya kentin dört bir yanından vatandaşlar katıldı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Giderek ağırlaşan yaşam koşullarına karşı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in öncülüğünde yürütülen “sosyal belediyecilik” anlayışı doğrultusunda her sene olduğu gibi yine Ramazan ayında iftar bereketi büyütülüyor. “Bir Şehir Tek Sofra” sloganıyla kentin dört bir yanından katılan vatandaşlarla Cumhuriyet Meydanı’nda iftar programı düzenlendi. Buluşmada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve eşi Neptün Soyer ile kızları Defne Soyer yer alırken İzmirliler aileyle bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.

Kentte 12 ilçede 25 farklı noktada toplu iftar yemeği organizasyonu yapan Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet Meydanı’ndaki program için bin 500 kişilik oturma planı oluşturdu. Meydanda 2 bin 500 kişilik iftar yemeği hazır bulunduruldu. İzmirlilere tasavvuf müziği dinletisi ve semazen gösterileri sunuldu. Ayrıca çocuklar için pamuk şeker ve macun ikramında bulunuldu.

“Ramazan ayının en güzel yanı herhalde bu büyük sofralar”
İftar programında konuşan Başkan Soyer, “Ramazanınız mübarek olsun. Hayırlı iftarlar diliyorum. Ramazan ayının en güzel yanı herhalde bu büyük sofralar. Bu akşam bizleri yalnız bırakmadığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sağlıkla, huzurla, inşallah hayırlı Ramazanlar olsun. Ailelerinizle, sevdiklerinizle beraber hep yüzünüz gülsün” dedi.
Son iki yıldır Konak Atatürk Meydanı’nda yapılan büyük iftar yemeği organizasyonu, bu yıl İzmir Valiliği’nin güvenlik nedeniyle Konak Atatürk Meydanı'nı etkinliklere kapatması sonrasında Cumhuriyet Meydanı’na kaydırılmıştı.

12 ilçede iftar sofrası kuruluyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Ramazan ayında kentin dört bir yanında 521 bin kişilik iftar yemeği dağıtılacak. 12 ilçede 25 farklı noktada 70 bin kişilik iftar sofrası kurulacak. İftar programında ney dinletisi de yer alıyor. 11 bölgede hizmet veren Bizİzmir Dayanışma Noktaları’nda ve 12 mahallede ise Ramazan ayı boyunca 450 bin kişilik iftar yemeği verilecek. Bizİzmir Dayanışma Noktaları hafta sonları da açık olacak. Şehit yakınları, gazi ve gazi yakınları için de yaklaşık 500 kişilik iftar programı düzenlenecek. Ramazan Bayramı öncesi emeklilere ve ihtiyaç sahibi 55 bin 500 haneye İzmir Şehir Kartı aracılığıyla 45 milyon nakdi destek sağlanacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmir-buyuk-iftar-sofrasinda-bulustu-hep-yuzunuz-gulsun-3901.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmir-buyuk-iftar-sofrasinda-bulustu-hep-yuzunuz-gulsun-3901.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmir-buyuk-iftar-sofrasinda-bulustu-hep-yuzunuz-gulsun-3901-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmir-buyuk-iftar-sofrasinda-bulustu-hep-yuzunuz-gulsun-3901.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/izmir-buyuk-iftar-sofrasinda-bulustu-hep-yuzunuz-gulsun/385/</link>
			<pubDate>Wed, 20 Mar 2024 09:39:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hamza Dağ: İzmir gençler yazılım ve girişimcilik merkezi ile dünyada ses getirecek]]></title>
			<description><![CDATA[AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen söyleşiye katıldı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, akademisyenler ve çok sayıda öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilen söyleşide konuşan Hamza Dağ şunları kaydetti:

“Yerli ve milli olma hayalimizi Togg’la gerçeğe dönüştürdük, yakaladığımız ivme ile savunma sanayinde yerli oran yüzde 80’lere ulaştı. Bugün Türkiye ilklere ve enlere imza atabiliyorsa, Teknofest’te milyonlarca genci fikirleri ile ağırlıyorsa, bugün Türkiye ilk astronotunu uzaya gönderebiliyorsa, savunma sanayi ürünleri satabiliyorsa ve daha nice başarı hikayesi yazabiliyorsa zihnî ve gönlü açık gençler sayesindedir. Türkiye yüzyılında İzmir’ izimi hakkettiği konuma ulaştırma hedefimiz için bir yolcuğa çıktık. Şehrimizi kalkındırmak hedefiyle üç stratejik alan belirledik bunların başında bilişim sektörü geliyor”

İzmir teknoloji ve bilim merkezi haline gelecek

Teknoloji ve inovasyon merkezi ile yapay zeka bilişim otonom sistemleri için alt yapı hazırlayacaklarını belirten Dağ, “Yazılım geliştirme ve girişimcilik merkezi ile İzmirli gençler dünyada ses getirecek. Akıllı şehirler, yenilebilir enerji endüstrisi, sağlık turizmi alanında çalışmalar planlıyoruz ama en öncelikli hedefimiz bilişim alanı. Bugün TUSAŞ tarafından üretilen milli muharip uçağının kritik parçalarını İzmirli bir üretici üretmektedir. Aselsan ve Roketsan için füze üreten tesislerimiz var, bu tesisler Türkiye ve İzmir’e katma değer sağlamaya devam edecek. Atacağımız stratejik adımlarla İzmir’i bilişim ve teknoloji merkezi haline getireceğiz” dedi. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/hamza-dag-izmir-gencler-yazilim-ve-girisimcilik-merkezi-ile-dunyada-ses-getirecek-7416.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/hamza-dag-izmir-gencler-yazilim-ve-girisimcilik-merkezi-ile-dunyada-ses-getirecek-7416.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/hamza-dag-izmir-gencler-yazilim-ve-girisimcilik-merkezi-ile-dunyada-ses-getirecek-7416-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/hamza-dag-izmir-gencler-yazilim-ve-girisimcilik-merkezi-ile-dunyada-ses-getirecek-7416.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/hamza-dag-izmir-gencler-yazilim-ve-girisimcilik-merkezi-ile-dunyada-ses-getirecek/383/</link>
			<pubDate>Tue, 19 Mar 2024 14:41:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İZİKAD  Yeni projelerle kadınlara dokunmaya devam edecek]]></title>
			<description><![CDATA[Gerçekleştirdiği projelerle adından en çok söz ettiren sivil toplum kuruluşlarından biri olan İzmir İş Kadınları Derneği (İZİKAD),yeni projelerle kadınların hayatlarına dokunmaya devam edecek]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Geçen ay sonunda yapılan e-genel kurul ile derneğin yeni başkanı seçilen Özden Monkul Erten,SwissOtel Büyük Efes’te düzenlenen Mart ayı üye toplantısında yapılan devir teslim töreni ile bayrağı önceki dönem başkanı Betül Sezgin’den devraldı. 

İZİKAD APP hizmete girdi

İZİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Erten,toplantıda yaptığı sunum ile derneğin yeni dönem stratejilerini,projelerini ve oluşturulan yuvarlak masaları üyelerle paylaştı. Geçmiş dönem yönetim kurulu üyelerine çiçek ve hediyelerini takdim eden Erten, yaptıkları katkılardan dolayı kendilerine teşekkü retti. Özden Erten, toplantıda ayrıca dijitalleşme çalışmaları kapsamında hayata geçirilen üyelerin iletişim, duyuru, etkinlik takip gibi dernek ile ilgili işlemlerini yapacakları mobil platform İZİKAD APP'in de tanıtımını gerçekleştirdi. 


“İZİKAD yeni projelerini tüm enerjisi ile hayata geçirecek”
 

İZİKAD’da 14 kişilik yeni yönetim kurulu olarak yeni bir yolculuğa başladıkları için çok heyecanlı ve gururlu olduklarını dile getiren İZİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Özden Monkul Erten, derneklerinin Atatürk’ün çağdaş uygarlık hedefi doğrultusunda çalışmalarına hız kesmeden devam edeceğini söyledi. 
Yeni dönemde kadınların iş hayatında daha etkin olması, üst düzey rollerde daha çok kadının görev alması, kadın girişimciliğinin artırılması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması amaçlarını gerçekleştirmek için sürdürülebilir kalkınma ve dijital dönüşüm projelerini hayata geçireceklerini belirten Erten, “Dünyamız yepyeni bir döneme girdi. Yapay zeka, yaşamın her alanında kullanılmaya ve dünyamızı dönüştürmeye başladı. İZİKAD, bu gelişmeleri yakından takip ederek süreçlerinde yapay zekadan faydalanan bir kurum olarak yoluna devam edecek. Ben ve yönetim kurulum, kadınların iş hayatında daha aktif olması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması adına tüm kurum, birlik ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliklerimizi artırma yolunda azimli ve kararlıyız. İZİKAD yeni projeleri ile kadınların hayatlarına daha çok dokunarak,topluma daha fazla katkı sağlamak için tüm enerjisi ile çalışacak” dedi. 
Toplantıda ayrıca Esin Aktay ve Gülcesu Kılıç İzmirli, kendi girişimlerini ve başarı hikayelerini dernek üyeleri ile paylaştı. İZİKAD’ ın en yeni üyesi Umart Mimarlık Kurucu Ortağı Burcu Kaplan’a üyelik rozeti takılarak üye Kabul töreni yapıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izikad-yeni-projelerle-kadinlara-dokunmaya-devam-edecek-2709.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izikad-yeni-projelerle-kadinlara-dokunmaya-devam-edecek-2709.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izikad-yeni-projelerle-kadinlara-dokunmaya-devam-edecek-2709-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izikad-yeni-projelerle-kadinlara-dokunmaya-devam-edecek-2709.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/izikad-yeni-projelerle-kadinlara-dokunmaya-devam-edecek/376/</link>
			<pubDate>Fri, 15 Mar 2024 12:53:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yaşlıları hedef alan 10 dolandırıcılık yöntemi]]></title>
			<description><![CDATA[Emekliyseniz ve dolandırıcılara kaptırdığınız birikimlerin yerine koyabileceğiniz bir gelir kaynağınız yoksa siber  dolandırıcılıkların etkisi yıkıcı olabilir.  Dijital güvenlik şirketi ESET yaşlıları hedef alan dolandırıcılık yöntemlerini sıraladı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yaşlanmak hayatın bir gerçeği. Siber suçlular hızla yaşlanan toplumlarda nasıl  zengin avlar elde edilebileceklerinin yollarını araştırıyorlar. Yaşlı vatandaşları giderek daha fazla hedef alıyorlar çünkü bu hedeflerin çalacak daha fazla parası olduğunu ve bir dolandırıcılığın erken uyarı işaretlerini tespit etmek için potansiyel olarak daha az dijital bilince sahip olduklarını düşünüyorlar. 2022 yılında, 88.262 olay sonucunda 60 yaş üstü kişiler tarafından FBI'a 3,1 milyar dolarlık siber suç zararı bildirilmiş. Bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 82'lik bir artışı temsil etse de rapor edilmemiş çok daha fazla vaka var.

 

1. Kimlik Avı

Modern internetin belası olan bir tehdit: Oltalama. Kimlik avı e-postası, telefon ya da sosyal medya mesajı istenmeyen bir şekilde gelir. Dolandırıcı, meşru bir kuruluşun kimliğine bürünerek sizden hesap girişleri gibi bilgileri sağlamanızı veya bir bağlantıya tıklamanızı veya bir eki açmanızı talep eder. Birincisi hesaplarınızı ele geçirmelerini sağlayabilirken ikincisi daha fazla veri çalmak veya bilgisayarınızı kilitlemek için tasarlanmış bir kötü amaçlı yazılım indirmeye neden olabilir. 

2. Romantik dolandırıcılıklar

FBI, aşk dolandırıcılığının 2022 yılında dolandırıcılara 734 milyar dolar kazandırdığını söylüyor. Dolandırıcılar arkadaşlık sitelerinde sahte profiller oluşturuyor, yalnız kalplerle arkadaş oluyor ve mümkün olduğunca çok para koparmak amacıyla bir yakınlık kuruyor. Tipik hikayeleri, tıbbi faturalar ya da sevgililerini görmek adına seyahat etmek için paraya ihtiyaçları olduğudur. 

3. Bakım/sağlık hizmetleri

Dolandırıcı, sağlık sigortası dolandırıcılığı yapmak için başkalarına satılabilecek kişisel ve tıbbi bilgileri elde etmek amacıyla bir “Tıbbi Bakım” temsilcisini taklit eder. Bunu e-posta yoluyla, telefonla hatta yüz yüze yapabilirler.

4. Teknik Destek

En eski telefon tabanlı dolandırıcılıklardan birinde dolandırıcı, bir teknoloji şirketi veya telekomünikasyon sağlayıcısı gibi yasal bir kuruluşun kimliğine bürünerek size bilgisayarınızda bir sorun olduğunu söyler. Bu aniden ortaya çıkabilir veya bilgisayarınızda zararsız ama endişe verici bir açılır pencere belirdikten sonra bir “yardım hattını” aramanız istenebilir. Dolandırıcı, makineye erişim sağlamanız için sizi kandırabilir. Sizden para kazanmanın bir yolunu bulmaya çalışacaklardır. Bunu makinenin gereksiz “korunması” veya “yükseltilmesi” gerekiyor diyerek veya makineden finansal bilgileri çalarak yapabilir.

5. Çevrimiçi alışveriş dolandırıcılığı

Dolandırıcılar meşru görünümlü çevrimiçi mağazalar oluşturur. Ardından kimlik avı e-postaları veya istenmeyen metinler veya sosyal medya mesajları yoluyla kullanıcıları bu mağazaları ziyaret etmeye çeker. Ürünler genellikle inanılmaz tekliflerle işaretlenir. Ancak ürünler sahte, çalıntı ya da mevcut değildir ve asıl amaç kart bilgilerinizi çalmaktır.

6. Robocall 

Robocall’lar, çok sayıda alıcıyı aynı anda rahatsız etmek için otomatik teknolojiye dayanır. Önceden kaydedilmiş bir mesaj, ücretsiz veya yüksek oranda indirimli ürünler sunmak için kullanılabilir. Ya da alıcıyı korkutarak yanıt vermesini sağlamak için, örneğin yaklaşan bir davanın konusu olduklarını söylemek için kullanılabilir. Yanıt verirseniz, dolandırıcılar kişisel ve finansal bilgilerinizi elde etmeye çalışacaktır.

7. Hükümet taklidi

Bu vakada dolandırıcı, Gelir İdaresi, Medikal Sağlık Hizmetleri veya başka bir devlet kurumundan arıyormuş gibi davranarak ödenmemiş vergi veya diğer ödemeleri talep eder. Ödemenin yapılmamasının tutuklanmaya veya diğer cezalara yol açabileceği konusunda agresif bir şekilde uyarırlar.

8. Piyango dolandırıcılığı

Bir dolandırıcı durup dururken sizi arayarak piyango kazandığınızı ve kazancınızı geri almak için tek yapmanız gerekenin küçük bir işlem ücreti veya vergiyi önden göndermek olduğunu iddia eder. Elbette ortada bir ödül yoktur ve paranız ortadan kaybolacaktır.

9. Büyük ebeveyn dolandırıcılığı

Bir dolandırıcı, tehlikede olan bir akrabanızmış gibi davranarak sizi habersizce arar. Genellikle “Merhaba büyükanne, bunun kim olduğunu biliyor musun?” gibi bir şey söyleyerek başlarlar ve ardından onlara yardım etmek için nakit para göndermeye sizi ikna etmek için tasarlanmış acılı bir hikayeyle devam ederler. Genellikle para transferi veya bir nakit uygulaması aracılığıyla ödeme talep ederler. Sizden her şeyi gizli tutmanızı isteyebilirler. Bu temanın bazı varyasyonlarında dolandırıcı, torununuza yardım etmeye çalışan bir polis memuru, doktor veya avukat gibi davranır. Deepfakes olarak bilinen yapay zeka yazılımındaki gelişmeler, torununuzun sesini daha doğru bir şekilde taklit etmelerini ve “sanal adam kaçırma dolandırıcılığı” olarak adlandırılan şeyi gerçekleştirmelerini bile sağlayabilir.

10. Yatırım dolandırıcılığı

Siber suçluların 2022’de 3,3 milyar dolardan fazla kazanarak en yüksek gelir elde ettiği bu kategori, genellikle kripto para yatırımları yoluyla düşük risk ve garantili getiri vaat eden hızlı zengin olma planlarını ifade etmektedir. Gerçekte, tüm plan kum üzerine inşa edilmiştir.

 

Nasıl güvende kalınır


	Eğer bir teklif gerçek olamayacak kadar iyiyse, genellikle gerçek değildir.
	İstenmeyen her türlü iletişime şüpheyle yaklaşın. Yanıt vermek istiyorsanız, asla bir mesaja doğrudan yanıt vermeyin. Bunun yerine, gönderen kurumu Google’da arayın ve onaylamak için ayrıca arayın veya e-posta gönderin.
	Sakin olun, kişisel bilgilerinizi vermeyin.
	Sahte olabileceği için Arayan Kimliği’ne güvenmeyin.
	Birinin oturum açma bilgilerinizi çalma tehdidini azaltmak için hesaplarınızda çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın.
	Asla banka havalesi, ödeme uygulamaları, hediye kartları veya kripto para yoluyla para göndermeyin çünkü dolandırıcılık durumunda geri talep etmenin bir yolu yoktur.
	E-postalardaki, metinlerdeki, sosyal medya mesajlarındaki bağlantılara tıklamayın veya ekleri açmayın.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/yaslilari-hedef-alan-10-dolandiricilik-yontemi-5582.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/yaslilari-hedef-alan-10-dolandiricilik-yontemi-5582.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/yaslilari-hedef-alan-10-dolandiricilik-yontemi-5582-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/yaslilari-hedef-alan-10-dolandiricilik-yontemi-5582.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/yaslilari-hedef-alan-10-dolandiricilik-yontemi/373/</link>
			<pubDate>Fri, 15 Mar 2024 10:45:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Büyükşehir'den engellilerin hayatlarına dokunacak iki örnek proje]]></title>
			<description><![CDATA[“Başka Bir Engelli Politikası Mümkün” vizyonuyla engelsiz ve ayrımsız bir kent çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Konak’ta Destekli İstihdam Ofisi ile Tekerlekli Sandalye Bakım ve Onarım Merkezi’ni hizmete açtı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Meslek Fabrikası ile birlikte çalışacak istihdam ofisinin engelli vatandaşları iş dünyasıyla buluşturacağını söyleyen Başkan Soyer, “İzmir’de engelleri ortadan kaldırarak, engelsiz bir yaşama öncülük ettik. Başlattığımız engelsiz yaşam hareketimizin ülke genelinde yaygınlaşması için mücadelemizi büyüteceğiz” dedi.

Engelsiz yaşamın öncüsü olabilmek için yola çıkan İzmir Büyükşehir Belediyesi, engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmak için yeni uygulamalara imza atmayı sürdürüyor. Son olarak Konak Center içerisinde Destekli İstihdam Ofisi ile Tekerlekli Sandalye Bakım ve Onarım Merkezi hizmete alındı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in ev sahipliğinde düzenlenen açılışa İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay, Engelsizmir Yürütme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Levent Köstem, Uluslararası Göç Örgütü İzmir Ofis Sorumluları Pınar Genç Akçakaya, Cassandra Gallese ve Ayşe Kaplan ile Engelsizimir Yürütme Kurulu üyeleri, belediye bürokratları, sivil toplum kuruluşları, muhtarlar ve yurttaşlar katıldı. Destekli İstihdam Ofisi engelli bireylerin iş hayatına katılımını kolaylaştıracak. Tekerlekli Sandalye Bakım ve Onarım Merkezi ise tekerlekli sandalye kullanan engellilerin sandalyelerinin arızalanması durumunda acil müdahale sağlayabilecek.

Hep ileriye gittik

Sözlerine Engelsizmir Yürütme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Levent Köstem’e teşekkür ederek başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Levent Köstem beş yıl boyunca engelsiz bir İzmir için çalışan, bu uğurda elinden ne geliyorsa yapan çok kıymetli bir bilim, bir yürek insanı. Engelsizmir Yönetim Kurulu’nda görev yapan herkesi yürekten kutluyorum. Birlikte çok emek verdik. Sonuna kadar desteklerini sürdürdüler. Bir gün bile geri adım atmadık. Hep ileriye gittik. Bugün de engelli vatandaşlarımızın hayatlarına dokunan, onların bağımsız, eşit ve umut dolu bir geleceğe sahip olmalarını güvence altına alan iki önemli projenin açılışında bir aradayız” dedi.

Söz verdik

İzmir’in engelli hakları konusundaki öncü kimliğine güç katan bu iki çalışmayla herkes için eşit yurttaşlık hedefine bir adım daha yaklaştıklarının altını önemle çizen Başkan Tunç Soyer, “Destekli İstihdam Ofisimizle engelli bireylerin istihdamını artırarak, onların sosyal ve ekonomik hayata katılmalarını teşvik ediyoruz. Meslek Fabrikamızla entegre olarak çalışacak olan bu ofis, engelli vatandaşlarımızın yeteneklerine alan açacak, onları iş dünyasıyla buluşturan bir köprü vazifesi görecek. Tekerlekli Sandalye Bakım İstasyonumuzda ise tekerlekli sandalye kullanan vatandaşlarımızın en acil ihtiyaçlarından birine çözüm üretiyoruz. Uluslararası Göç Örgütü'nün (IOM) ve Buca Engelliler Derneği’nin destekleriyle hayata geçirdiğimiz bu istasyon, arızalanan tekerlekli sandalyelerin bakım ve onarımını yapacak. Kabul etmesi çok zor ama gerçek. Yaşadığımız şehirler, engelli vatandaşlarımızın hayatını zorlaştıran sayısız güçlükle dolu. Yaşamın her alanında sokakta, toplu ulaşımda, iş hayatında. Engelli vatandaşlarımız bin bir engeli aşmak zorunda kalıyor. Oysa engelli olmak bir kusur veya bir mahrumiyet sebebi değil. Olmamalı. Kusur, engelli vatandaşlarımızın haklarına erişemediği şehirler kurmak. Bu yüzden şuna inanıyorum. Engelli birey yoktur. İnsanların önündeki engelleri kaldıramayan sistemler vardır. Biz İzmir’de tüm engelleri ortadan kaldıran bir sistem kurmaya söz verdik” diye konuştu.

Bir ülkede tüm bireyler eşit değilse, orada demokrasiden söz edemeyiz

Engelli vatandaşların sağlık, eğitim, ulaşım, istihdam ve demokratik katılım haklarını içeren çok yönlü bir yol haritası çizdiklerini ifade eden Başkan Soyer, “Bu yol haritasını büyük bir itinayla uygulamaya başladık. İzmir’de engelleri ortadan kaldırarak, engelsiz bir yaşama öncülük ettik. Biliyoruz ki tek bir engelli vatandaşımızın dahi haklarından mahrum kaldığı hayat hepimiz için eksiktir. Hep birlikte engelsiz bir yaşamı inşa etmek zorundayız. Bu, engellilere verilmiş bir lütuf değil. Hepimizin en temel vazifesidir. Göreve geldiğimizden bu yana ‘Herkes için ayrımsız ve eşit bir dünya’ vizyonuyla hareket ediyoruz. İzmir’in engellerin ortadan kalktığı, herkesin eşit hak ve fırsatlara sahip olduğu bir şehir olması için canla, başla çalışıyoruz. Beş yıldır engelli vatandaşlarımızın yaşamlarına dokunan, onların engelsiz bir şehirde yaşamalarını mümkün kılan çok sayıda projeyi hayata geçirdik. İzmir’de başlattığımız engelsiz yaşam hareketimizin ülke genelinde yaygınlaşması için mücadelemizi büyüteceğiz. Çünkü bir şehir, engelli vatandaşlarına yaşamın her anında ve her alanında eşit erişim sağlayamadığı sürece gerçek anlamda gelişmiş sayılamaz. Bir ülkede tüm bireyler eşit değilse, orada demokrasiden söz edemeyiz. Bizim en temel meselemiz budur. Engelleri ortadan kaldıran, eşit şehirler ve özgür bir ülke kurmak. Herkes farklı, herkes eşit” şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/buyuksehir-den-engellilerin-hayatlarina-dokunacak-iki-ornek-proje-3518.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/buyuksehir-den-engellilerin-hayatlarina-dokunacak-iki-ornek-proje-3518.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/buyuksehir-den-engellilerin-hayatlarina-dokunacak-iki-ornek-proje-3518-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/buyuksehir-den-engellilerin-hayatlarina-dokunacak-iki-ornek-proje-3518.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/buyuksehir-den-engellilerin-hayatlarina-dokunacak-iki-ornek-proje/370/</link>
			<pubDate>Fri, 15 Mar 2024 09:55:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Soyer sağlık çalışanlarının bayramını kutladı]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle sağlık çalışanlarını kutladı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer 14 Mart Tıp Bayramı’nda Eşrefpaşa Hastanesi’ni ziyaret etti.  Hastanenin bahçesinde sağlık çalışanlarıyla bir araya gelen Başkan Soyer’e Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Yavuz Uçar, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Şükran Nurlu ve Özgür Ozan Yılmaz da eşlik etti.

Sizlerle iftihar ettik

Eşrefpaşa Hastanesi’nin başarısına değinen Başkan Tunç Soyer, “Bunu bütün kalbimle söylüyorum. Göreve geldiğim günden bu yana en çok iftihar ettiğimiz mesele Eşrefpaşa Hastanesi oldu. Pandemi ve deprem felaketi Eşrefpaşa Hastanesi için farklı bir duruma dönüştü. Geçen sene bu zamanlar deprem bölgesinde kurduğumuz Sahra Hastanesi’ndeydik. O büyük sıkıntılar içerisinde bile canla başla çalıştınız. Söylenecek çok şey var ama sadece Sahra Hastanesi’nde gösterdiğiniz çaba bile yeter. Sadece doktorlar değil sağlık çalışanları da aynı şekilde aynı özveriyi gösterdiler. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iftihar edecek çok şeyi vardır ama en önemlisi sizlersiniz. Can kurtarmak için canını feda eden insanların heykellerini yaptık. Tarif etmesi mümkün değil ama bir ağabeyiniz, bir kardeşiniz olarak her birinizin emekleri önünde saygıyla eğiliyorum ve eğilmeye devam edeceğim. Başhekimimize de ayrı teşekkür ediyorum.  İyi ki varsınız” dedi.

Başkan Soyer’e teşekkür

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in Eşrefpaşa Hastanesi’ni hiç bir zaman yalnız bırakmadığını ifade eden Başhekim Op. Dr. Yavuz Uçar, “Başkanımız Tunç Soyer, 14 Mart Tıp Bayramı’nda da her zaman olduğu gibi bizleri yalnız bırakmadı. Hiç bir zaman unutmadı bizi. Sağlık çok meşakkatli bir iş. Ailenizden önce geliyor. Hastanızla beraber sevinip, ağlıyorsunuz. Hep içinizde taşıyorsunuz. Böyle bir mesleği siz arkadaşlarımızla birlikte yapmaktan hep gurur duydum. Duymaya da devam edeceğim. Başkanımız en az bizim kadar mesleğimize değer verdi. Hep yolumuzu açtı, yoldaş oldu. Bizlere verdiği emeklerden dolayı Başkanımıza çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/baskan-soyer-saglik-calisanlarinin-bayramini-kutladi-7356.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/baskan-soyer-saglik-calisanlarinin-bayramini-kutladi-7356.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/baskan-soyer-saglik-calisanlarinin-bayramini-kutladi-7356-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/baskan-soyer-saglik-calisanlarinin-bayramini-kutladi-7356.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/baskan-soyer-saglik-calisanlarinin-bayramini-kutladi/368/</link>
			<pubDate>Thu, 14 Mar 2024 17:38:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İzmirli filozof Baha Tevfik APİKAM’da anılacak]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, II. Meşrutiyet devrinin önemli düşünce insanlarından Baha Tevfik’i 16 Mart 2024 Cumartesi günü Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nde düzenlenecek konferansla anacak]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Arşivi, Müzeler ve Kütüphaneler Müdürlüğü felsefeci, çevirmen, yazar, gazeteci ve siyasetçi Baha Tevfik’i 140. doğum gününde “İzmirli Filozof Baha Tevfik 140 Yaşında Konferansı” ile anacak. Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nde 16 Mart Cumartesi günü saat 11.00’de başlayacak konferansta Baha Tevfik’in hayatı, eserleri ve felsefesi, farklı disiplinlerden on üç bilim insanı tarafından ele alınacak. 16.00’ya kadar sürecek konferans “Felsefe-Materyalizm-Mecmua”, “Etik-Duygu-Evrim”  ve “Kadın-Edebiyat-Tenkit” olmak üzere üç oturumda yapılacak. 

Baha Tevfik kimdir?

13 Nisan 1884’te İzmir’de doğan Baha Tevfik, 15 Mayıs 1914’te İstanbul’da hayata gözlerini kapadı. 30 yıllık kısa ömrüne rağmen ardında çok değerli eserler bırakan Tevfik, felsefeci kimliğiyle ön plana çıktı. İlköğrenimini İzmir Namazgâh Mektebi’nde, ortaöğrenimini İzmir Rüşdiyesi ve ardından İzmir İdâdîsi’nde tamamladı, üniversite eğitimi için gittiği İstanbul’da, bugün Siyasal Bilgiler Fakültesi olarak adlandırılan Mekteb-i Mülkiye’den mezun oldu. Yazarlık hayatına 1904 yılında İzmir gazetesinde başlayan Baha Tevfik, sadece on yıl süren yazı hayatında birçok süreli yayında yazılar kaleme aldı, hatta bu yayınlardan bir kısmını kendi çıkardı. Bir felsefeci, gazeteci ve yayıncı olarak kısacık hayatına oldukça fazla yayın sığdırdı. Çok iyi derecede Fransızca bilen ve hatta Ömer Seyfettin’in de Fransızca hocası olan Baha Tevfik, yaptığı çevirilerle Osmanlı fikir hayatını da etkiledi. Felsefi görüşlerinin oluşumunda pozitivizm, natüralizm ve materyalizm doktrinleri ile bireycilik öğretisi oldukça etkili oldu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmirli-filozof-baha-tevfik-apikam-da-anilacak-7877.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmirli-filozof-baha-tevfik-apikam-da-anilacak-7877.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmirli-filozof-baha-tevfik-apikam-da-anilacak-7877-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmirli-filozof-baha-tevfik-apikam-da-anilacak-7877.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/izmirli-filozof-baha-tevfik-apikam-da-anilacak/367/</link>
			<pubDate>Thu, 14 Mar 2024 12:49:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ramazanda güçlü bağışıklık için bilinçli beslenin ]]></title>
			<description><![CDATA[Ramazan ayının başlaması ile birlikte ‘sağlıklı beslenme’ konusu gündemdeki yerini aldı.  Eczacı-Homeopat Ezgi Nevçehan, güçlü bağışıklık için önerilerde bulundu]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Oruç günlerinde iftar ve sahur ile yeterli ve dengeli bir beslenme sağlanamazsa kan şekerinde düşmeler, halsizlik, yorgunluk ve su kaybına bağlı olarak baş dönmesi, baş ağrısı, dengesizlik gibi sorunlar yaşanabilir. Eczacı-Homeopat Ezgi Nevçehan, ramazanda beslenme alışkanlıkları tamamen değiştiği için bağırsak hareketleri yavaşladığını ve hazımsızlık, kabızlık, şişkinlik gibi bağırsak problemlerinin de gelişebileceğini söyledi. Nevçehan, “Öğün sayısının iftar ve sahur şeklinde ikiye düşmesi, yeterli sıvı tüketilmemesi ve oruca bağlı beslenme alışkanlıklarının değişmesi uyku problemlerine de yol açabilir. Özellikle sahurda aşırı yağlı, tuzlu ve yüksek karbonhidrat içeriğine sahip besinlerin tüketimi uykuya geri dalmayı zorlaştırır ve ertesi gün oruç tutmayı daha güç hale getirebilir. Ramazan’da sağlıklı beslenme ile oruç sırasında vücudun ihtiyaç duyduğu tüm enerji ve besin öğeleri ile vitamin, mineral, posa gibi bileşenler sağlanabilir” dedi. 

Eczacı-Homeopat Ezgi Nevçehan, Ramazan ayı süresince dikkat edilmesi gereken hususları şöyle sıraladı:

Yeterli sıvı aldığınızdan emin olun

Gün boyu susuz kalan hücrelere ihtiyaç duyduğu sıvıyı karşılamak için en iyi seçenek sudur. Ancak dikkatli olun ve bir seferde çok fazla sıvı tüketerek aşırıya kaçmayın. Bu durum vücut elektrolitlerini seyreltebilir ve su zehirlenmesine neden olabilir. İftar sonrası belirli aralıklarla sıvı tüketerek yeterli sıvı almaya dikkat edin. Aynı şekilde sahurda da suya ek olarak ayran, soda, bitki çayları, süt gibi sıvı besinler tüketmeye çalışın.

İftar ve sahur öğünlerinde çeşitliliğe önem verin

Ramazan ayında beslenme programındaki ana öğün sayısı iftar ve sahur öğünü olmak üzere ikiye düşer. İftar ve sahurda menülerinizi çeşitlendirerek bağışıklık sistemini destekleyen folik asit, A vitamini, C vitamini, B6 vitamini, B12 vitamini, E vitamini, D vitamini ve çinko, selenyum, demir, bakır gibi mineraller ile probiyotikleri alabilirsiniz. Tam tahıllı besinler, taze sebze ve meyveler, et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagil gibi protein kaynaklarını mutlaka diyetinize ekleyin. Ayrıca zeytinyağı, avokado, ceviz, fındık, badem gibi sağlıklı yağ içeren besinlerle beslenme programını zenginleştirin.

Porsiyonlara dikkat edin

Ramazan’da beslenme programında en çok dikkat etmeniz gereken konulardan biri de porsiyon kontrolüdür. Gün boyu aç kalmak kan şekerini düşürerek karbonhidratlara yönelimi artırabilir. Özellikle ramazan ayının gözdesi şerbetli tatlılar ve hamur işlerinden uzak durmaya gayret edin. 

Öğünlerimizde uzun süren açlığın sebep olduğu insülin dalgalanmalarının önüne geçmek için tükettiğiniz besinlerin öncelik sıralamasına dikkat çekmek istiyorum. Karbonhidrat ile öğüne başlamayı tercih ederseniz öğün sonrasında çok kısa bir sürede açlık hissi yaşayabilirsiniz. Böyle bir başlangıç yerine bol zeytinyağlı bir salata ile öğüne başlamak hele içine bir de avokado koyarak bu başlangıcı taçlandırmak en doğru tercih olacaktır. Salata ile başlamıyorsak bile salatayı sofranızdan lütfen eksik etmeyin. Ve sadece doğru besin grubu ile başlamak ya da porsiyonlara dikkat etmek yetmez, iyi çiğnemenin ve yavaş yemenin de bir o kadar önemli olduğunu unutmayın.

Ve tabi ki tatlı tüketimine de dikkat çekmek istiyorum. Tatlınızın üzerine tarçın dökmek ya da öğün sonrasında tüketeceğiniz çayınızı tarçın ile aromalandırmak kan şekerinizin dalgalanmasını engelleyecektir.

Fiziksel aktivite yapmaya devam edin 

Oruç tutmak vücudu fiziksel anlamda yorar, ancak tamamen hareketsiz kalmaktan kaçının. Susuz kalmayı tetikleyen yorucu egzersizler yerine orta tempolu yürüyüşler, esneme egzersizleri, hafif yoga ve pilates antrenmanları ile ramazanda beslenme programını destekleyebilirsiniz. İftardan 2-3 saat sonra yürüyüş yaparak besinlerin sindirimine yardımcı olabilirsiniz.

Eczacı-Homeopat Ezgi Nevçehan son olarak; “Ramazan ayı asla sadece bedensel bir arınma süreci değildir, aksine bedensel-duygusal-ruhsal ve zihinsel olarak tam bir arınma dönemidir.  Mevlana’nın da dediği gibi; Açlığa sabredersen adının ‘oruç’ İnsanlara sabredersin adının ‘hoşgörü’ dileğe sabredersen adının ‘dua’ olduğu herkesin kendince arınma sürecini tamamlayabileceği, hayırlı bir ramazan diliyorum” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/ramazanda-guclu-bagisiklik-icin-bilincli-beslenin-4501.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/ramazanda-guclu-bagisiklik-icin-bilincli-beslenin-4501.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/ramazanda-guclu-bagisiklik-icin-bilincli-beslenin-4501-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/ramazanda-guclu-bagisiklik-icin-bilincli-beslenin-4501.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/ramazanda-guclu-bagisiklik-icin-bilincli-beslenin/362/</link>
			<pubDate>Thu, 14 Mar 2024 10:14:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İzmir’de Ramazan dayanışması]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Ramazan ayında bereketi büyütmek için yaptığı toplu iftar yemekleri başladı. Ramazan Bayramı öncesi emekli ve ihtiyaç sahibi 55 bin 500 haneye 45 milyon lira nakit desteğinde bulunacak İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği ilk Ramazan Şenliği’nde keyifli anlar yaşandı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, Başkan Tunç Soyer’in “sosyal belediyecilik” anlayışı doğrultusunda giderek derinleşen ekonomik krize karşı bu Ramazan ayında da iftar bereketini büyütüyor. Büyükşehir Belediyesi’nin Ramazan’da 12 ilçede 25 farklı noktada vereceği toplu iftar yemekleri başladı. Bayraklı’nın Osmangazi Mahallesi’ndeki ilk iftardan sonra ikinci bereket sofrası dün akşam Gümüşpala Mahallesi’nde kuruldu.

İftar yemeklerinin yanı sıra Ramazan Şenliği adıyla farklı mahallelerde organizasyonlar da düzenleniyor. Bornova Çamdibi’ndeki ilk etkinlikte vatandaşlar çocuklarıyla birlikte keyif dolu anlar yaşadı. Hacivat ile Karagöz Gölge Oyunu, Semazen gösterisi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk Halk Müziği Orkestrası ve Mikrop ile Ramazan Akşamı konseri ücretsiz olarak İzmirliler ile buluştu.

“Yanınızdayız”

Bayraklı Gümüşpala’daki iftara katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Volkan Sert, “Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını diliyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu yıl 12 ilçede 25 farklı noktada büyük iftar organizasyonları düzenliyoruz. İzmir’in 11 noktasında bulunan Bizİzmir Dayanışma Noktaları’nda ve ihtiyaç sahibi dezavantajlı mahallelerimizde iftar yemekleri vermeye devam ediyoruz. Ekonomik koşulların bu kadar zorlaştığı bugünlerde bir nebze de olsa vatandaşlarımızın hanelerine, sofralarına destek olabilmek adına çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ramazan Bayramı öncesinde 55 bin ihtiyaç sahibi yurttaşımızın hesaplarına 45 milyon liralık destek sağlayacağız. Bunların içinde emeklilerimiz de olacak. Şu mübarek günlerde her daim olduğu gibi İzmirli hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak biz varız yanınızdayız diyoruz” dedi.

521 bin kişilik iftar yemeği dağıtılacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından kentin dört bir yanında 521 bin kişilik iftar yemeği dağıtılacak. 12 ilçede 25 farklı noktada 70 bin kişilik iftar sofrası kurulacak. İftar programında ney dinletisi de yer alacak. 11 bölgede hizmet veren Bizİzmir Dayanışma Noktaları’nda ve 12 mahallede Ramazan ayı boyunca 450 bin kişilik iftar yemeği verilecek. Bizİzmir Dayanışma Noktaları hafta sonları da açık olacak. Şehit yakınları, gazi ve gazi yakınları için de bin kişilik iftar programı düzenlenecek. Ramazan Bayramı öncesi emeklilere ve ihtiyaç sahibi 55 bin 500 haneye İzmir Şehir Kartı aracılığıyla 45 milyon nakdi destek sağlanacak.

Şenlik sürüyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Ramazan Şenliği de sürüyor. Dün akşam Bornova Belediyesi Çamdibi Nedret Güvenç Sahnesi’nde düzenlenen ilk etkinliğin ardından ikinci buluşma 21 Mart Perşembe akşamı Karabağlar Belediyesi Kibar Sosyal Tesisleri’nde, üçüncüsü ise 27 Mart Çarşamba akşamı Konak Belediyesi Toros Tesislerinde düzenlenecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmir-de-ramazan-dayanismasi-9031.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmir-de-ramazan-dayanismasi-9031.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmir-de-ramazan-dayanismasi-9031-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmir-de-ramazan-dayanismasi-9031.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/izmir-de-ramazan-dayanismasi/360/</link>
			<pubDate>Wed, 13 Mar 2024 17:07:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yapay zekanın su tüketimi korkutuyor!]]></title>
			<description><![CDATA[Yapay zeka modellerinin geliştirilmesi ve çalıştırılması esnasında ekipmanların aşırı ısınmasını önlemek amacıyla soğutma sistemlerinde kullanılan suyun miktarı araştırıldı. Artan yapay zeka uygulamalarıyla 2027 yılında 4.2-6.6 milyar metreküp su tüketilebileceği tahmin ediliyor]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, yapay zeka uygulamalarının kullandığı su kaynakları ve çevre konusunu değerlendirdi.

“Uygulamalarının, çevresel açıdan pek çok avantajı bulunuyor”

Yapay zeka uygulamalarının, çevresel açıdan pek çok avantajı bulunduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Yapay zeka uygulamalarıyla, enerji tüketimi analiz edilebiliyor ve potansiyel tasarruf alanları belirlenerek, enerjinin en iyi şekilde kullanılması sağlanabiliyor. Su kaynakları açısından ise su tüketimini belirleyen algoritmalar ile suya olan ihtiyaç en aza indirilerek; kısıtlı olan kullanılabilir su kaynakları korunabiliyor ve akıllı sulama sistemleriyle ürün çeşidine özel sulama sistemleri geliştirilebiliyor.” dedi.

“GPT-3 ve BLOOM gibi modellerin ciddi miktarda su ve enerji tüketimine yol açabileceği belirtiliyor”

Diğer yandan yapay zeka ile ilgili son araştırmalar incelendiğinde, GPT-3 ve BLOOM gibi çeşitli modellerin ciddi miktarda su tüketimi ve enerji tüketimine yol açabileceğinin belirtildiğini kaydeden Dr. Karakaş, şöyle devam etti:

“Kaliforniya Üniversitesinde yapılan çalışmada, artan yapay zeka uygulamalarıyla 2027 yılında 4.2-6.6 milyar metreküp su tüketilebileceği tahmin ediliyor. Hızla artan nüfus ve tükenen doğal su kaynakları sebebiyle içilebilir, kullanılabilir suya erişmedeki zorluk insanlığın paylaştığı en acil sorunlardan biri olduğu için de bu durum oldukça endişe verici. Çeşitli yapay zeka modellerinin geliştirilmesi ve çalıştırılması esnasında ekipmanların aşırı ısınmasını önlemek amacıyla soğutma sistemlerinde kullanılan suyun miktarının net olarak belirtilmesi çevresel açısından önemli olacaktır. Bir ürün veya hizmet üretmek için kullanılan tatlı su miktarını gösteren su ayak iziyle birlikte karbon ayak izinin de çevresel açıdan sürdürülebilir yapay zeka modelleri oluşturmak için ortaya konması gerekiyor.”

“İçilebilir ve kullanılabilir nitelikteki su kaynağı sınırlı”

İçilebilir ve kullanılabilir nitelikteki su kaynağının sınırlı ve dünya genelinde eşit olmayan bir şekilde dağıldığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Tarımsal veya kentsel amaçlarla birlikte, yapay zeka uygulamaları için de yeraltı veya yüzeysel su kaynaklarından çekilen sular, kullanılabilir su kaynağını azaltabiliyor. Yeraltından ve yüzeysel su kaynaklarından sular çekildikten sonra, su kalitesinde meydana gelen değişim sonraki kullanımlar için su stresi seviyelerine katkıda bulunuyor. Küresel su kaynakları hem miktar hem de kalite açısından yetersiz kalarak, su kıtlığı riski ile karşı karşıya kalınabiliyor.” dedi.

“Su kıtlığının halihazırda 4 milyar insanı etkiliyor”

Şiddetli su kıtlığının halihazırda 4 milyar insanı, küresel nüfusun yaklaşık üçte ikisini, her yıl en az bir ay boyunca etkileyebildiğini de anlatan Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Küresel su sorununa entegre ve kapsayıcı yaklaşımlar getirilmediği takdirde, 2030 yılına kadar dünya nüfusunun neredeyse yarısının ciddi su sıkıntısı çekebileceği ve 2040 yılına kadar dünya genelinde yaklaşık her dört çocuktan birinin ciddi su sıkıntısı çeken bölgelerde yaşayacağı yapılan çalışmalarda vurgulanıyor. Ayrıca, yapay zeka uygulamalarının eğitildiği ve çalıştırıldığı yer ve zaman da su tüketimi açısından önemli olabiliyor.” diye bilgi verdi.

“Yeterince farkındalık oluşmadı”

Yapay zeka uygulamaları tarafından kullanılan su kaynaklarıyla ilgili yeterince farkındalık oluşmadığını da dile getiren Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Uygulamaların geliştirilip, çalıştırılması esnasında tüketilen su miktarları net olarak ortaya konmadığından, suyun sürdürülebilirliğini sağlamak çok zor olabilir. Su ayak izinin belirtilmemesi, gelecekte çevresel açıdan sürdürülebilir yapay zeka uygulamaları önünde potansiyel engel de oluşturabilir. Sürdürülebilir yapay zeka uygulamaları açısından su ayak izi ve karbon ayak izinin birlikte değerlendirilmesi önemli.” dedi.

“Yapay zeka uygulamalarının çevresel açıdan oluşturabileceği riskler ortaya konmalı”

Yapay zeka uygulamalarının, çevre bilimi, sağlık, eğitim ve araştırma, bilimsel yayıncılık, dijital asistanlar, ulaşım ve lojistik, finans ve çeviri gibi alanlarda kullanılabildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, sözlerini şöyle tamamladı.

“Hayatımızın pek çok alanında kullanılan yapay zeka uygulamalarının çevresel açıdan oluşturabileceği riskler ortaya konmalı. Yapay zeka programları karmaşık olduğundan diğer bilgi işlem sistemlerinden daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyor. Yapay zeka araçlarının tam olarak ne kadar enerji harcadığını tespit etmek ise son derece zor. 

“Küresel ısınmanın etkileri daha ciddi hissedilebilir”

2022 yılında yapılan bir çalışmada, BLOOM modelinin eğitilmesi sonucunda 24.7 ton karbondioksit emisyonu; ekipman üretimi ve modelin çalıştırılması sonucunda ise, 50.5 ton karbondioksit emisyonu yaydığı tahmin edilmiş. Karbondioksit sera gazı emisyonları içerisinde en büyük paya sahip olduğu görülüyor. Artan sanayileşme ve nüfus artışıyla birlikte, yapay zeka uygulamalarının da karbondioksit emisyonlarını yükseltmesiyle atmosferdeki sıcaklığın artarak, küresel ısınmanın etkileri daha ciddi hissedilebilir. 

Küresel ısınma sebebiyle deniz seviyesi yükselmesi, buzulların erimesi, şiddetli rüzgarlar ve şiddetli yağmurların oluşumuyla birlikte, hava kalitesinin bozulması, doğal su kaynaklarının azalması, su kıtlığı ve salgın hastalıklarda artış söz konusu olabilir.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/yapay-zekanin-su-tuketimi-korkutuyor-5724.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/yapay-zekanin-su-tuketimi-korkutuyor-5724.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/yapay-zekanin-su-tuketimi-korkutuyor-5724-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/yapay-zekanin-su-tuketimi-korkutuyor-5724.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/yapay-zekanin-su-tuketimi-korkutuyor/358/</link>
			<pubDate>Wed, 13 Mar 2024 13:43:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Turizmci adaylarına, kariyerleri için ışık tutuldu]]></title>
			<description><![CDATA[Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Bodrum Temsilcisi ve Bodrium Hotel & SPA Genel Müdürü Yiğit Girgin, hizmet sektörünün vazgeçilmezi olan insan kaynağı için üniversitelerin çok önemli olduğunu söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Girgin, konaklama sektörü temsilcileri olarak Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm Fakültesi kariyer günleri etkinliğinde öğrenciler ve akademisyenlerle bir araya geldiklerini ifade etti.

 

Her yıl gerçekleşen kariyer günleri etkinliğinde genç turizmci adaylarıyla deneyimlerini paylaştıklarını dile getiren Yiğit Girgin, “Hizmet sektörü insan odaklı bir sektör olduğu için insan kaynakları anlamında üniversitelerle yakın ilişkiler içindeyiz. Bugün buradaki etkinliğe 50'ye yakın otelin yöneticileri katıldı. Öğrencilerle görüşerek onların sorularını cevapladık ve deneyimlerimizi paylaştık. Kariyerlerinde önemli bir basamak olan staj ve sonrası için de başvurularını aldık. Sektörü geliştirmek, gençleri özendirmek ve motive etmek için bilgilendirmeler yaptık” diye konuştu.

 

Türkiye'de ilk defa sanal otel yöneticiliği

Yiğit Girgin, POYD Bodrum Temsilciliği olarak Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesiyle bir mentörlük anlaşması yaptıklarını ve Türkiye'de ilk defa Sanal Otel Yöneticiliği Simülasyonunu uyguladıklarını söyledi.

Sanal ortamda gerçekleştirilen program hakkında bilgi veren Girgin, şunları söyledi: “Türkiye’de ilk defa yaşama geçirilen “Sanal otel simülasyonu” ile Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği, Yiyecek ve İçecek İşletmeciliği, Konaklama İşletmeciliği ve Seyahat İşletmeciliği Bölümü öğrencileri “Yönetici” olmayı öğreniyor. 2023 güz döneminde ilki gerçekleştirilen bu simülasyonla öğrenciler, mentörlerin gözetiminde departman müdürlüğü yaptı. Farklı datalar ve senaryolar üzerinden otel yönetimi konusunda uygulamalı online eğitimler aldılar. Sürecin, uygulayarak öğrenmeye dayalı bir konsepti var. Bu eğitimlerin öğrencilerin kariyerinde olumlu etkileri olacak. Otel simülasyon eğitiminin ikincisi için de görüşmelerimiz devam ediyor. Bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum”

Sektörün her sezonda yeni insan kaynağına ihtiyacı olduğunu da vurgulayan Yiğit Girgin, İl Kültür Müdürlüğü ve Muğla Valiliğiyle de görüşerek bir CV bankası oluşturmak için çalıştıklarını belirtti; böylece sektörün ihtiyaç duyduğu insan kaynağına daha rahat ulaşılabileceğini de sözlerine ekledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/turizmci-adaylarina-kariyerleri-icin-isik-tutuldu-9775.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/turizmci-adaylarina-kariyerleri-icin-isik-tutuldu-9775.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/turizmci-adaylarina-kariyerleri-icin-isik-tutuldu-9775-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/turizmci-adaylarina-kariyerleri-icin-isik-tutuldu-9775.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/turizmci-adaylarina-kariyerleri-icin-isik-tutuldu/357/</link>
			<pubDate>Wed, 13 Mar 2024 10:24:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İzmir’de Ramazan eski günlerdeki gibi şenlikli geçecek]]></title>
			<description><![CDATA[Eski Ramazan geleneğini devam ettirmek isteyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, iftar sonrası Ramazan Şenliği düzenliyor]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, sevgi, kardeşlik ve hoşgörü ayı Ramazan'da farklı noktalarda yaptığı iftar organizasyonları sonrası Ramazan Şenliği düzenliyor. İlk şenliği 12 Mart Salı günü (bugün) Bornova Belediyesi Çamdibi Nedret Güvenç Sahnesi’nde düzenleyecek İzmir Büyükşehir Belediyesi, iftar sonrası yüzlerce yıllık geçmişe sahip gölge oyunlarını da vatandaşlarla buluşturacak. Eski Ramazan geleneğini sürdürmek ve mahalle dayanışmasını ön plana çıkarmak için her sene düzenlenen Ramazan Şenliği’nde ayrıca Semazen Gösterisi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk Halk Müziği Orkestrası konseri de İzmirlilerle buluşacak. Ücretsiz olacak etkinlikler saat 20.30’da başlayacak. Ayrıca şenliğe katılanlara geleneksel kıyafetlerle limonata, kağıt helva, dondurma ikramı yapılacak.

Ramazan Şenliği buluşmalarının ikincisi 21 Mart Perşembe akşamı Karabağlar Belediyesi Kibar Sosyal Tesisleri’nde, üçüncüsü ise 27 Mart Çarşamba akşamı Konak Belediyesi Toros Tesislerinde düzenlenecek. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmir-de-ramazan-eski-gunlerdeki-gibi-senlikli-gececek-5467.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmir-de-ramazan-eski-gunlerdeki-gibi-senlikli-gececek-5467.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmir-de-ramazan-eski-gunlerdeki-gibi-senlikli-gececek-5467-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/izmir-de-ramazan-eski-gunlerdeki-gibi-senlikli-gececek-5467.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/izmir-de-ramazan-eski-gunlerdeki-gibi-senlikli-gececek/351/</link>
			<pubDate>Tue, 12 Mar 2024 12:03:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ramazan sofraları nasıl olmalı?]]></title>
			<description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, ramazan ayının halet-i ruhiyesine uygun ramazan sofrası nasıl olmalı konusunu değerlendirdi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[“Oruç ibadetinin iki boyutu var”

Prof. Dr. Reşat Öngören, ramazan ayında tutulan oruç ibadetinin iki boyutu var olduğunu dile getirerek, “Biri, kulun Allah ile ilişkisi boyutu, buna dikey boyut diyebiliriz. Diğeri de kulun sosyal çevreyle olan ilişkisi, buna da yatay boyut diyebiliriz. Dikey boyut açısından meseleye baktığımızda gün boyu insan Allah’a ibadet halinde olduğu için onunla ruhi bağlarını güçlendirmiş oluyor. Aynı zamanda oruç ibadetinin bir de yatay boyutu var, sosyal ilişkiler açısından insana kazandırdıkları var. İnsan için oruç ibadeti bir sabır eğitimidir ve bundan da önemlisi aç kalmak suretiyle muhtaçların fakirlerin durumunu öğrenme, hissetme o duyguyu yaşama durumudur.” dedi.

“Şatafatlı sofralar, gün boyu hissedilen duygu ile çelişik durum ortaya koyar”

İnsan oruç tutarken muhtaçlarla empati yapma imkanını elde ettiğini ifade eden Prof. Dr. Reşat Öngören, “O zaman gün boyu aç kalan bir insan fakirlerin nasıl çile ve zorluk çektiklerini hissetmiş olur. Bu duygularla iftar sofrasına geldiğinde eğer iftar sofrası ultra zengin kişilerin kurduğu şatafatlı sofralar şeklinde olursa, o zaman gün boyu hissettiği o duygu ile çelişik bir durum ortaya çıkar. İnsanın iftarda da yine fakirlerin, muhtaçların durumunu hissetmesi adına en azından çok şatafatlı olmayan, karnını doyurabilecek kadar bir menü ile iftar açması ibadetin ruhuna da uygundur.” diye anlattı.

“Fakirlere destek olma duygusu oruç ibadeti vesilesiyle kazanılıyor”

Oruç tutmayı sadece bir öğün atlamaktan ibaret kılmamak gerektiğini, mademki fakirlerle empati yapma durumu var, sabır duygusunu geliştirme durumu söz konusu, o zaman iftarlarda da bunu devam ettirmek gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Reşat Öngören, “Bu durumda insan fakirlere yardım etme duygusunu da geliştireceği için ramazandan sonra da ramazan içerisinde de fakirlere destek olma duygusunu oruç ibadeti vesilesiyle kazanılıyor.” dedi.

“Birkaç öğün yetebilecek şekilde iftar sofrası hazırlanması uygun değil”

Prof. Dr. Reşat Öngören, oruç insana muhtaçları hatırlatan bir ibadet olduğu için iftarda da bunu hissetmesi adına bir muhtacın, bir fakirin nasıl sofra kurabileceği düşünülerek menü hazırlamasının oruç ibadetinin ruhuna uygun olduğunu da ifade ederek, “Dolayısıyla gün boyu aç kalan bir kimsenin adeta kendini ödüllendirircesine birkaç öğün yetebilecek şekilde iftar sofrası hazırlaması çok uygun olmaz.” dedi.

“Gazze’de kardeşlerimizin açlıktan öldüğünü seyrederken mükellef sofralarla iftarlarımızı açmaya devam edemeyiz”

“Günümüzde Gazze de yaşanan olaylar dolayısıyla, gözümüzün önünde kardeşlerimizin açlıktan öldüğünü seyrederken eğer iftar sofralarında, mükellef sofralarla iftarlarımızı açmaya devam edersek, o zaman bu ibadetin sosyal boyutunun bize hiçbir tesiri olmadığını ortaya koymuş oluruz.” diyen Prof. Dr. Reşat Öngören, şöyle devam etti:

“Eğer onların yaşadığı bu durumu hissediyorsak, gerçek oruç tutan kişilerin iftar sofralarında belki de boğazlarından lokmaların geçmemesi, boğazlarında düğümlenmesi beklenir. O zaman oruç ibadetinin sosyal boyutuyla insana tesir ettiğini biz hissetmiş oluruz ve ramazan boyu içerisinde de bu empati duygusunu yerleştirmiş oluruz.

“Gazze’deki kardeşlerimizi hatırlayarak zekatlarımızı, fitrelerimizi, yardımlarımızı nasıl ulaştırabileceğimizin planlarını yapmalıyız”

Şimdi işin başka bir boyutu bu duyguyu yaşadıktan sonra insan kendisinde bunu hissettikten sonra o muhtaçlara nasıl yardım edebileceğini, o yoksullara nasıl destek olabileceğinin yollarını aramak durumundadır. Özellikle yine Gazze’deki kardeşlerimizi hatırlayarak zekatlarımızı, fitrelerimizi bunların yanı sıra Kur’an-ı Kerim de ‘Mali Cihat’ emri de vardır, ekstra yardımlarımızı nasıl ulaştırabileceğimizin hem hesaplarını planlarını yapmalıyız hem de bunu gerçekleştirmek için programlar yapmalıyız.”

“Zekât senenin herhangi bir zamanında verilebileceği halde özellikle ramazan da verilmesi tavsiye ediliyor”

Prof. Dr. Reşat Öngören, ramazan ayında fakirlerle empatiye vurgu yaparak, “Başta Gazze’deki o çocuklar olmak üzere, muhtaçlar olmak üzere bütün fukarayı, muhtaçları bu oruç vesilesiyle, ramazan ayı vesilesiyle hatırlamalıyız. Dinimizde fitre ve zekât olayı var. Fitreler ramazanda verilir. Ama zekât senenin herhangi bir zamanında verilebileceği halde özellikle ramazan da verilmesi tavsiye edilmiştir. Sevabının daha yüksek olacağı belirtilir.” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/ramazan-sofralari-nasil-olmali-5551.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/ramazan-sofralari-nasil-olmali-5551.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/ramazan-sofralari-nasil-olmali-5551-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/ramazan-sofralari-nasil-olmali-5551.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/ramazan-sofralari-nasil-olmali/350/</link>
			<pubDate>Tue, 12 Mar 2024 11:49:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Prof. Dr. Naci Görür İzmir’deki yapı ve zemin laboratuvarını ziyaret etti]]></title>
			<description><![CDATA[Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in dirençli kent vizyonu doğrultusunda Çiğli’de kurulan Türkiye’nin en kapsamlı yapı ve zemin laboratuvarı Egeşehir Laboratuvarı’nı ziyaret etti]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırmaları ve risk azaltma projelerini başlatan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yapı envanteri ve zemin çalışmalarıyla beraber kara ve denizde başlattığı depremsellik araştırması sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in dirençli kent vizyonu doğrultusunda Çiğli’de kurulan Türkiye’nin en kapsamlı yapı ve zemin laboratuvarı Egeşehir Laboratuvarı’ndaki çalışmalar da hızla devam ediyor.  Bugün saat 13.00’te Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) başlayacak Dirençli Kent İzmir Konferansı’na katılmak amacıyla kente gelen Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür program öncesinde Egeşehir Laboratuvarı’nı ziyaret etti. Merkezi gezerek çalışmaları inceleyen Prof. Dr. Naci Görür’e İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Egeşehir A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ersan Odaman, Egeşehir Planlama A.Ş. Genel Müdürü Ekrem Tükenmez, İzmir Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanı Banu Dayangaç ve yetkililer eşlik etti.

Depreme dirençli İzmir için çalışmalar sürüyor

İzmir’i daha dirençli hale getirmek amacıyla faaliyetlerini aksatmadan sürdüren merkez hakkında bilgi alan Prof. Dr. Naci Görür, “Düşünceme göre merkezin kapsamı epey geniş tutulmuş. Olması gerekenler yapılıyor burada. İzmir’de çok sayıda fay var. Bu fayların özellikleri çok önemli. Ne zaman hareket edeceklerini ancak çalışarak bilebiliriz” dedi. İstanbul’un durumunun İzmir’e oranla daha kestirilebilir olduğunu belirten Görür, “Burada düşman belli değil. Nereden vuracağı belli değil. Kazığımızı sağlam yere çakacağız” diye konuştu. 

Başkan Soyer de kentte yürütülen çalışmaları özetlerken, olası bir afet durumunda her türlü senaryoya yönelik hazırlıkları sürdürdüklerini aktardı. Yerel yönetim olarak çok önemli adımlar attıklarını vurgulayan Başkan Soyer, merkezi hükümetin de çalışmalara destek vermesi gerektiğini belirtti.

Tam donanımlı

Egeşehir Laboratuvarı beton, kaya ve zemin incelemelerinde ihtiyaç duyulacak “49 ayrı deney ve test yapılabilir” onayını alan tek merkez. Laboratuvar riskli yapı tespiti ile zemin etütleri için gerekli deney, analiz ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik cihaz ve ekipmanlarla donatıldı.

İzmir ve Türkiye için önemli bilgiler verecek
Başkan Tunç Soyer’in “Afetlere Hazır ve Dirençli İzmir” vizyonu doğrultusunda bugün saat 13.00’te Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) başlayacak Dirençli Kent İzmir konferansında ortak akılla İzmir’in geleceğine yön verilecek.  Prof. Dr. Naci Görür, deprem ve dirençli kentler başlığı altında İzmir ve Türkiye için önemli bilgiler verecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/prof-dr-naci-gorur-izmir-deki-yapi-ve-zemin-laboratuvarini-ziyaret-etti-3696.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/prof-dr-naci-gorur-izmir-deki-yapi-ve-zemin-laboratuvarini-ziyaret-etti-3696.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/prof-dr-naci-gorur-izmir-deki-yapi-ve-zemin-laboratuvarini-ziyaret-etti-3696-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/prof-dr-naci-gorur-izmir-deki-yapi-ve-zemin-laboratuvarini-ziyaret-etti-3696.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/prof-dr-naci-gorur-izmir-deki-yapi-ve-zemin-laboratuvarini-ziyaret-etti/345/</link>
			<pubDate>Mon, 11 Mar 2024 13:33:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kadınlar hem eğlendi hem bilgilendi]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Dayanışma Noktaları’ndan hizmet alan kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için Buca Sosyal Yaşam Kampüsü’nde düzenlenen etkinliklerde bir araya geldi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü düzenlediği etkinliklerle kutlamaya devam ediyor. Büyükşehir, kentin dört bir yanında hizmet veren Dayanışma Noktaları’ndan yararlanan kadınlar için de program düzenlendi. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Buca Sosyal Yaşam Kampüsü’nde buluşan kadınlar kısa film izledi, kadın mücadelesi ve toplumda kadının yeri konularında uzmanlarla sohbet etti, hukuki haklarına ilişkin bilgilendirildi.

Etkinliğin başlangıcında bir konuşma yapan Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Volkan Sert, “İhtiyaç duyduğunuz her an yanınızda olabilmek, hiç kimseyi arkada bırakmamak, ortak refahı hakça paylaşmak için çalışan Dayanışma Noktalarımızın bunu başardığını görmek çok güzel. Buluşmamıza katıldığınız için minnettarım. Hayata kattıklarınız için sizin aracılığınızla tüm kadınların Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/kadinlar-hem-eglendi-hem-bilgilendi-5569.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/kadinlar-hem-eglendi-hem-bilgilendi-5569.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/kadinlar-hem-eglendi-hem-bilgilendi-5569-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/kadinlar-hem-eglendi-hem-bilgilendi-5569.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/kadinlar-hem-eglendi-hem-bilgilendi/342/</link>
			<pubDate>Fri, 08 Mar 2024 15:26:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[8 Mart’ta İzmir’de yine “Kadının Adı Var! Sözü De!”]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle üç günlük program hazırladı. “Kadının Adı Var! Sözü De!” sloganıyla 8-10 Mart tarihlerindeki etkinlikler dizisi 8 Mart’ta Kültürpark’ta Kadın Emeği Sergi ve Satış Pazarı’yla başlayacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in “kadın dostu kent” vizyonu doğrultusunda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için üç günlük bir etkinlik programı planlandı. “Kadının Adı Var! Sözü De!” sloganıyla 8-10 Mart tarihlerindeki etkinlikler dizisi kapsamında kadın emeğine ve üretimde kadınların rolüne dikkat çekilmesi hedefleniyor. 

Kadın emeği pazarına davet var
8-9-10 Mart’ta Kültürpark, Lozan kapısı girişinde, Atlas Pavyonu yanı ve Kaskatlı Havuz arasında kurulacak Kadın Emeği Sergi ve Satış Pazarı, bu yıl da çok renkli olacak. El emeği ürünler, takılar, giysiler, çantalar, organik gıdalar, kadınların kendi hazırladıkları yiyeceklerin bulunduğu yüzlerce stand İzmirliler ile buluşacak. 10.00-18.30 saatleri arasında açık olacak pazarda söyleşiler, tiyatro oyunları, çocuk oyun alanları ve çeşitli atölyeler olacak. 
Üç gün boyunca 11.00-17.30 saatleri arasında Kültürpark'ta Kadın Emeği Sergi ve Satış Pazarı'nın yakınındaki Ahşap Sahne'de ise sürekli gösteriler ve konserler olacak. DJ performansından Flamenko'ya, Roman müzik topluluklarından pop orkestrasına, tiyatrodan modern dans gösterilerine farklı etkinlikler gün boyunca izleyicileri bekliyor. Tüm gösteriler ücretsiz. 

8 Mart programı yoğun
Yarın (8 Mart Cuma) karikatürist Aslı Alpar ile atölye çalışması saat 15.00’te pazar yeri yakınlarındaki çadır alanında olacak. Bu atölyede Aslı Alpar, kendi karikatür serüveni ve bir ifade biçimi olarak karikatürün önemi üzerine bir konuşma-söyleşi yapacak. Ardından katılımcıların çizimler yapacağı atölye başlayacak. 
“Gençlikten Eşitliğe”  adını taşıyan forum ise 12.30-14.30 saatleri arasında Kültürpark Gençlik Tiyatrosu’nda düzenlenecek. Dünya Kadınlar Günü gençlik perspektifinden değerlendirileceği forum Gençİzmir, İzmir Gençlik Belediyesi, Gençlik Meclisi, Genç LGBTİ+ katılımıyla düzenleniyor.  Cumhuriyetin 100. yılına özel anı amaçlı hazırlanmış "Kadın Nefestir! Hayat Verir!" projesinin ilk kez tanıtılacağı özel konser ise İzmir Sanat’ta saat 19.00’da başlayacak.  22 amatör ve yetenekli kadının katılımıyla yapılan, Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Güç Birliği Proje Koordinatörü ve Sanat Yönetmeni Ümit Bulut yönetiminde hazırlanan konser, ücretsiz olarak izleyiciye sunuluyor. Sun Tekstil firmasında 09.00-17.00 saatleri arasındaki etkinlikte ise firmada çalışan kadınlarla film gösterimi ve ardından söyleşi yapılacak.  


Medeni Yasa konuşulacak
9 Mart Cumartesi günü ilk program ise saat 13.00’te İzmir Sanat’a  “Medeni Yasa, Medeni Hayatın Anayasasıdır” paneli ile başlıyor. Akademisyen Itır Bağdadi’nin moderatör olduğu panelde Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı Nazan Moroğlu, EŞİK Gönüllüsü, Gazete Duvar yazarı Berrin Sönmez, akademisyen Aysun Gezen, Eşit Yaşam Derneği Başkanı Seniye Nazik Işık yer alıyor. Panelde ülkemizde kadınların hukuki açıdan en önemli güvencesi olan Medeni Yasa üzerine konuşulacak. 
Saat 17.00’de İzmir Sanat’ta Suna filmi gösterilecek. Saat 19.00’da ise filmin yönetmeni Çiğdem Zengin ile söyleşi var. Fide Köksal’ın “İzmir’in Kadınları” konseri ise 20.00’de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Büyük Salon’da ücretsiz olacak. 

Yaralarım Aşktandır 
10 Mart Pazar günü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in kadın dostu kent vizyonuyla kurulan Anahtar Kadın Çalışmaları Bütüncül Hizmet Merkezi bünyesinde yürütülen Mahallemizin Kadınları Sinema Yapıyor projesi kapsamında bir sinema atölyesi de yapılacak. Anahtar Film Çekim Atölyesi saat 14.00’te pazar yeri yakınlarındaki çadır alanda başlayacak.  
Saat 15.00’te İzmir Sanat’ta ise Nazan Kesal’ın oynadığı “Yaralarım Aşktandır” adlı tek kişilik tiyatro oyunu var. Gösterinin biletlerine kultursanat.izmir.bel.tr adresinden ulaşılabilir. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/8-mart-ta-izmir-de-yine-kadinin-adi-var-sozu-de-5261.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/8-mart-ta-izmir-de-yine-kadinin-adi-var-sozu-de-5261.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/8-mart-ta-izmir-de-yine-kadinin-adi-var-sozu-de-5261-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/8-mart-ta-izmir-de-yine-kadinin-adi-var-sozu-de-5261.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/8-mart-ta-izmir-de-yine-kadinin-adi-var-sozu-de/336/</link>
			<pubDate>Thu, 07 Mar 2024 17:24:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yelkenbiçer: Kadına değer veren bir liderin çocuklarıyız]]></title>
			<description><![CDATA[EGİAD Ege Genç İş İnsanları Derneği Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, 8 Mart Dünya Kadınlar
Gününe ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Alp Avni Yelkenbiçer, Türk kadınına her zaman güvenmiş ve Türk kadınının toplumda hak ettiği yere gelebilmesi için öncü reformlara imza atmış bir Liderin çocukları olduğunu hatırlatarak, “1919-1922 tarihleri arasında, Millî Mücadele döneminde kadın, gerek cephe gerisinde gerekse cepheye yardıma koşan yurt savunmasında ön planda olmuştur. Türk kadını katkı sağlayan bir davranış örneği sergileyerek destan yazmıştır. Bütün bu çok yönlü rolüyle Türk kadını üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmiştir. Bu durumu Mustafa Kemal Atatürk 1923’te Konya’da kadınlara hitaben yaptığı konuşmasında; “Dünyada hiçbir milletin kadını Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim, diyemez.” sözleri ile açıkça ifade etmiştir. İzmir’deki bir konuşmasında da “…şuna inanmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.” sözleriyle kadının önemini vurgulamıştır. 1923 yılından itibaren siyasi, sosyal, kültürel, hukuki ve ekonomik olarak pek çok alanda köklü değişim hareketlerine girişilerek Dünya’da bir ilke imza atılmıştır. Devletin ve toplumun modernleşmesinde, nüfusun yarısını meydana getiren bu kesimdeki değişim ve gelişmenin önemli rolü üzerinde durularak, yeni nesillerin yetişmesinde kadının yeri ve önemine dikkat çekilmiştir. Böylelikle Türkiye’de kadınlar seçme ve seçilme hakkını Avrupalı hemcinslerinden çok daha önce elde etmiş ve büyük bir başarıya imza atılmıştır. Cumhuriyetimizin 101. yılında, hepimiz için daha adil, demokratik, sürdürülebilir ve eşitlikçi bir Türkiye hedefiyle hareket ederek çalışıyoruz. Bu yolda, kadınların güçlenmesi ve yetkinliklerinin artırılması, toplumun her alanında eşit fırsatlar sunulması ve kadın istihdamının desteklenmesi önceliklerimiz arasında yer alıyor. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını, kadın-erkek eşitliği ilkesini temel alarak, daha gelişmiş, saygın ve adil bir Türkiye olarak inşa etme inancımız tamdır.” dedi.

Kurumlara Büyük Sorumluluk Düşüyor
Bu bağlamda, kurumlara büyük sorumluluklar düştüğünü dile getiren Yelkenbiçer, “Eşitlikçi bir toplum yapısının temellerini atmak adına, kurumlarımızın yapılandırılmasından başlamalıyız. EGİAD olarak bu yönde attığımız adımlar, kadın temsilci oranlarımızın bilinçli olarak artırılması ve kadınların iş hayatındaki varlıklarını güçlendirmeye yönelik projelerimizle somutlaşmaktadır. Üyelerimizin yaklaşık yüzde 30’unu ve yönetim kurulumuzun yaklaşık yüzde 40’ını kadınların oluşturması, bu alandaki kararlılığımızın bir göstergesidir. Projelerimiz; iş hayatında kadınlara verdiğimiz değerin ve kadının toplumdaki statüsünün güçlenmesinin, demokratik gelişim ve toplumsal refah için ne kadar kritik olduğunu vurgulamaktadır. Kadınların güçlendirilmesi, sadece kadınlar için değil, tüm toplumun ilerlemesi için vazgeçilmezdir” dedi.

Zihniyet Dönüşümü İçin Açık Çağrı
Toplumsal bir zihniyet dönüşümü için güçlü bir çağrıda bulunan Yelkenbiçer, “Kadınların yeri, sadece evlerimizin dört duvarı arasında değil; toplumun, ekonominin ve siyasetin tam merkezinde olmalıdır. Bu, yalnızca kadınlar için değil, tüm toplumun refahı ve ilerlemesi için hayati bir gerekliliktir. İçinde bulunduğumuz zamanı dönüşümün ortasında olduğumuz bir geçiş süreci olarak görüp, geleceğin çalışma dünyası için çok farklı niteliklerin ön plana çıktığını anlamalıyız. Bu noktada kadının ekonomi ve siyasetin ortasında, merkezinde olması, onun niteliklerinin katkısı yadsınamaz bir gerçek. Verilere hakimiyet, yapay zeka ve makine öğrenimi gibi teknolojilere adaptasyon, kaliteli işlere değer verme ve sabır, kendine güven ve yetkinlik duygusu ile hareket etme ve adalet, haklar ile çevresel sürdürülebilirlik konusunda ileriye doğru adımlar atma azmi. İşte bu yüzden yapay zekadan önce kadının zekasına, üçüz dönüşüm dediğimiz dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümü yönetmek için de kadının entelektüel birikimine ihtiyacımız var^” diye konuştu.

Kadına Şiddette Yasal Düzenlemeler Önemli
Gerek yakın coğrafyamızda gerekse dünyanın pek çok farklı bölgesinde, kadınlara yönelik baskılara ve bu baskılara karşı kadınların gösterdiği dirence tanık olunduğunu dile getiren EGİAD Başkanı Yelkenbiçer, “Bu mücadelede, kadınların ekonomik ve sosyal hayatta güçlenmesi, sadece eşitlik ve adaletin sağlanması açısından değil, aynı zamanda kadına yönelik şiddetin önlenmesi açısından da hayati öneme sahiptir. Kadına yönelik şiddeti tamamen ortadan kaldırmak, her şeyden önce şiddete sessiz kalmamayı gerektirir. Kadınların maruz kaldıkları her türlü şiddete karşı, tüm hukuksal, kurumsal ve toplumsal yapılarla kararlılıkla mücadele etmek zorundayız. Çocuk yaşta evlilik, taciz, kadına yönelik şiddet gibi toplumsal yaralarla mücadele, bizlerin en hassas ve dikkatli olması gereken alanlardan biridir. Bu bağlamda, ulusal düzeyde elimizdeki en güçlü yasal düzenleme olan 6284 sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu”na sıkıca bağlanmamız gerekmektedir. Toplumun temelinden başlatılması gereken zihinsel dönüşüm için buradan açık çağrıda bulunuyoruz. Kadının yeri sadece evi değildir, toplumun merkezidir. Ekonominin ve siyasetin temelinde yer almalıdır.” dedi.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/yelkenbicer-kadina-deger-veren-bir-liderin-cocuklariyiz-7210.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/yelkenbicer-kadina-deger-veren-bir-liderin-cocuklariyiz-7210.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/yelkenbicer-kadina-deger-veren-bir-liderin-cocuklariyiz-7210-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bayraklihaber.com/images/haberler/2024/03/yelkenbicer-kadina-deger-veren-bir-liderin-cocuklariyiz-7210.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bayraklihaber.com/yelkenbicer-kadina-deger-veren-bir-liderin-cocuklariyiz/331/</link>
			<pubDate>Thu, 07 Mar 2024 09:32:28 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>